Azınlıkta basın davalarından bir kesit: Sadık Ahmet ailesi Onsunoğlu’na karşı – 1

Azınlıkta basın davalarından bir kesit: Sadık Ahmet ailesi Onsunoğlu’na karşı – 1

  • Azınlıkta basın davalarından bir kesit: Sadık Ahmet ailesi Onsunoğlu’na karşı – 1

GÜNDEMİ YORUMLARKEN
 
7 Eylül 2020 Pazartesi günü Gümülcine’de yetkili mahkeme önünde Sadık Ahmet ailesinin İbram Onsunoğlu aleyhinde açtığı ve toplam 60 bin evro tazminat talep ettiği dava görüşüldü. Kararın açıklanması herhalde 2021 yılına uzayacak.
 
Ölümünden 23 yıl sonra hanedanın kurucusu Sadık hakkında “yalan haber yaptığım, ona hakaret ve iftira ettiğim” iddiasıyla, aile bireylerinin üçü birden her biri ayrı ayrı 20’şer bin ve toplam 60 bin evroyu, yazdıklarımla kırılan kalplerinin düzelmesi ve eski haline gelmesi için istiyorlarmış. Bu, parbriz kırığı değil, kalp kırığı ve tedavisi pahalıya mal olurmuş. 
 
Azınlık basın tarihinde bu tazminat davaları da yeni çıktı, RT Erdoğan’dan göre gör sanıyorum. Ana Vatanın koskoca cumhurbaşkanı bunu yapageldikten sonra bize ne kalmış düşüncesi ve ona benzemek hevesi ile olsa gerek. “Reyiz izindeyiz, bizi kayır. Duruma göre sermaye olarak veya oy olarak. Sen bilirsin işini. Ondan sonra bak, daha neler yapabileceğimizi gör.”
 
Tazminat davalarının görüşüldüğü tek yargıçlı sulh mahkemelerinde süreç böyleymiş. Ne davacı ne de davalı ifade veriyor, bir tek tanıklar ifade verip sorulan soruları yanıtlıyorlar. Avukatlar da konuşma yapmıyorlar. Özetle, duruşma o kadar ağırlık taşımıyor. Dava ile ilgili görüşler – öneriler yazılı olarak sunuluyor, asıl önemli olan bu yazılı “öneriler”… Öğreniyoruz.
 
Eh, kişisel bir sorun deyip davayı haber yapmamaya ve konuyu hiç açmamaya karar vermiştim. Sonradan fikir değiştirdim.
 
Üç yıla yakın bir süredir mebus İlhan Ahmet ve Levent Sadık Ahmet aracılığıyla Azınlıktaki ifade ve basın özgürlüğüne saldırı var diye bağır bağır bağırıyorum, konuyla ilgili belki 20’ye yakın makale ve kınama yazdım. Azınlığı Erdoğanistan’ın bir mikrografisine dönüştürmeyi tamamlamak için zaten %95’i “yandaş” olan azınlık basın-medyasının özgür ve bağımsız kalmış birkaç sesini de korkutmak ve susturmak operasyonu gibiydi. Topu 5 kişi, gazeteci ve makale yazarı, özgür ve bağımsız, “satılmamış” ve finanse edilmeyen, denetlenmeyen ve manipüle edilmeyen, her biri kendine göre ılımlı veya şiddetli bir şekilde Erdoğan rejimine muhalif, aynı dönemde topu ceza ve tazminat davalarına maruz kalıyor. Ha gel de şimdi Öte’de muhalif sesleri bastırmak için uygulanan aynı taktik olduğunu düşünme düşünmeyebilirsen. Ha gel de şimdi bu toplamı 15’ten çok aynı döneme rastgelen dava yağmurunun gazeteci şüpheciliğiyle Derin Devletten talimatla olup olmadığını sorgulama, sorgulamayabilirsen.
 
Hayır, Erdoğan rejimi utanır da bunu yapmaz dememi mi bekliyorsunuz? Utanmaz ve yapar! Türk faşizmi Türk Azınlığa daha neler yapmamıştır ki! Zaten dava konusu yazı dizimde bunları anlatmıyor muyum, 1987-96 arası 10 yıl boyunca 200 kadar azınlık önde gelenine hiç suç isnat etmeden nasıl Türkiye’ye giriş yasağını dayattığını ve Sadık Ahmet’in ve diğer ajanların bu yasağın havasına zil takıp göbek attıklarını? 5 makale yazarı gazeteci bozuntusu da neymiş ki? Onlardan mı çekinecek?
 
Αzınlıkta basınla ilgili önemli sayılabilecek bir gelişmeyi Ötesi ile ilişkilendirmiyorsan, ya cahilsin ve bu Azınlıkta işlerin nasıl yürütüldüğünü bilmiyorsun, ya da ajansın ve propaganda yapıp kopilciklere yutturmaca oynuyorsun. Şimdi, 5 muhalif özgür kalem erbabına 15’ten çok açılan dava önemli bir gelişmedir ve biz çok şükür cahil değiliz, ajan ise hiç olmadık.
 
Azınlıktaki ifade ve basın özgürlüğüne genel bir saldırıya girişilmişken sonunda iki saldırganın birden, hem İlhan’ın hem de Levent’in, benim üzerime gelmelerine şaşmıyorum. Çünkü burnu kırılması en çok istenen kişilerden biri benim.
 
Bu bağlamda 7 Eylül günü görüşülen dava, aynı olaylar zincirinin bir halkasıydı ve azınlık kamuoyunu bilgilendirmemeye hakkım yok diye düşündüm ve bu yazıyı kaleme aldım.
 
1.10.2020
devamı yarın
 

İbram Onsunoğlu


Ετικέτες: Levent Sadık Ahmet, İbram Onsunoğlu, Basın Davaları, Batı Trakya, Azınlık