[Seçtiklerimiz] Roket ile sopa

[Seçtiklerimiz] Roket ile sopa

  • [Seçtiklerimiz] Roket ile sopa

Tanıdığım Filistin asıllı İngiltereli yaşlı bir devrimci, üç haftadır Amerika’da yükselen ırkçılık karşıtı hareket benzeri patlamalar için, “Bunlar genellikle roket gibi yükselir, sopa gibi düşer” derdi.
 
Kendiliğinden, örgütsüz öfke patlamaları, özellikle gençlik ve öğrenci hareketleriyle yoksulların ve işsizlerin sokak hareketleri böyle olur.
 
En çarpıcı yanları öfkenin yoğunluğu ve yaygınlığıdır; yoksulluklarının, ezilmişliklerinin simgeleri olarak görülen bankalara, karakollara saldırırlar; üzerlerine kolluk güçleri geldikçe şiddetin dozu artar. Egemenler korkuya kapılır; devlet kısa bir süre gafil avlanmış gibi pek tepki gösteremez. Ama günler geçtikçe devlet kendini toparlar, tepkisi daha örgütlü ve şiddetli hâle gelir, daha korkutucu ve yıldırıcı olur.
 
Bu noktada kitlelerin bir kısmı evlerine çekilmeye başlar, başlangıçtaki haklılık duygusu ve heyecan aşınır, toplumun geri kalanının verdiği destek ve onay buharlaşır ve hareket “yere düşen bir sopa gibi” sokaklardan çekilir.
 
Bunun böyle olmaması için, hareketin hızla politikleşmesi, örgütlenmesi, somut talepler üretmesi ve kazanımlar elde etmeye başlaması gerekir.
 
Amerika’da siyahların tarihi 1960’lardan beri polisin ırkçılığına ve cinayetlerine karşı patlamalarla dolu.
 
Hemen hepsinin başlangıcı şimdiki hareketin başlangıcı ile hemen hemen aynı. Ve hepsi birkaç gün içinde, hiçbir şey kazanamadan sönümlendi.
 
Bu seferki de öyle olabilirdi.
 
Ama olmadı.
 
Bu seferki farklı.
 
Gösteriler ara vermeden üç haftadır sürüyor.
 
Gösterilerde siyahlar kadar beyazlar, Latinler ve Asyalılar da yer alıyor.
 
Gösteriler toplumun büyük çoğunluğu tarafından meşru karşılanıyor.
 
En önemlisi, hareketin somut talepleri var ve çok kısa sürede kazanımlar elde etmeye başladı.
 
Bunlar her zamanki olağan siyah ayaklanmalarından farklı bir olguyla karşı karşıya olduğumuzu gösteriyor.
 
Farklı olmasının bir nedeni Covid-19, diğeri Donald Trump.
 
Polis Şubat ayında bir, Mart ayında bir siyah öldürdü. İkincisi evinde otururken sekiz kurşunla vurulan sağlık çalışanı bir kadındı. İki olay da yaygınca duyuldu, öfke yarattı, ama herhangi bir patlamaya yol açmadı.
 
Mayıs sonunda ise Covid-19’un daha ziyade yoksulları, en çok da yoksul siyahları öldürdüğü ve bundan virüsün değil hükümetin, Trump’ın sorumlu olduğu artık iyi biliniyordu.
 
Bunun yarattığı öfke ırkçı polise ve Trump’a karşı öfke ile üst üste binince ortaya çıkan hareket her zamankinden daha derin, daha geniş ve daha kalıcı.
 
Hareketin nasıl gelişeceğini bilemeyiz. Ama Trump açısından artık herhangi bir olumlu gelişme olması ihtimali yok.
 
Şimdi sırada neresi var, neresi patlayacak derseniz, ben zarımı Brezilya için atarım.
 
 

Roni Margulies

 
 

Sosyalist İşçi


Ετικέτες: ABD, Trump, Siyahlar, Sol, Eylem, Brezilya