Patriarşi ve sermayenin baskılarına karşı yürüdüler

Patriarşi ve sermayenin baskılarına karşı yürüdüler

  • Patriarşi ve sermayenin baskılarına karşı yürüdüler

8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü vesilesiyle
 
Trakya Dimokritos Üniversitesi öğrencilerinin oluşturduğu “Apenanti-Coven” grubuyla Gümülcine (Komotini) Savaş Karşıtı Koordinasyonu’nun başı çektiği yürüyüş 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü’nde, şehir meydanından başladı.
 
Tiken’in yerel Paratiritis gazetesinden aktardığına göre, 8 Mart’ın mücadele ve kadının ve toplumun özgürleşmesinde önemli bir dönüm noktası olduğunu ve birçok kazanımlar getirdiğini vurgulayan göstericiler, “ancak kadınlara karşı baskılar son bulmadı, aksine tek merkezi sermayenin çıkarları olan günümüzün üretim ve toplumsal şartları ile sürmekte ve bu yüzden kadınların mücadelesi de sürmekte” ifadelerine yer verdiler.
 
“Kadınlar ve LGBT+ bireyler işyerlerinde çeşitli ayrımcılıklar yaşıyorlar: erkekler ve kadınlar arasındaki eşitsiz ücretler bunlardan bir tanesi, ki burada belirtmek gerekir, Avrupa Birliği’nde kadınlar ve erkekler arasındaki ücret farkı oranı %16,3 iken, emekli maaşlarında bu oranın %37,6’da seyrettiğini görüyoruz. Doğum izinlerinin kaldırılması, hamile kadınların işten çıkarılması, işyerinde cinsel tacizler, erkek egemen (patriarşik) prototiplerin dışındaki cinsel kimliklere sahip olanların işe alımının reddi bugün mücadele ettiğimiz sorunlar” diyen göstericiler, ekliyorlar:
 
“Kaldı ki, baskılar sadece işyeriyle sınırlı değil; toplumun genelinde hakim, çünkü kadınlar, üretim gücünü oluşturdukları aile çerçevesinde de, bakım ve evişleri ile erkeklerden 5 kat daha fazla vakit harcıyorlar. Böylece günümüz kadınında işçi, anne, eş ve ‘hizmetçi’ rollerinin tamamı toplanmış oluyor”.
 
Kadının ikinci sınıf insan muamelesi görmesinin bunlarla bitmediğini belirten göstericiler, “Kadınlara tecavüzler ve dayak, münferit meseleler değil ancak günlük toplumsal fenomen olmuş durumunda, ki çoğu zaman günyüzüne çıkmıyor. Patriarşi, özellikle söz konusu işçi sınıfı, mülteciler, madde bağımlıları, işsizler vs olduğunda insan hayatının yitmesine de neden olabiliyor. Belirtmekte fayda var ki, yapılan araştırmaya göre, Dünya genelinde 16-44 yaş arası kadınların ölüm nedenleri arasında ‘kendi’ insanının olduğu görülüyor” diyorlar.
 
Son olarak, tüm bunlara karşı “Kadınların, Evros’takilerden Sakız adasındaki, Midilli adasındaki işçilerle, mülteci/göçmen kadınlara; Meksika ve Şili’de eşitlik mücadelesi veren kadınlardan Rojava’daki gerilla kadınlara ve tüm Dünya’daki ezilen halklarla omuz vererek, sömürünün ve cinsiyetten kaynaklı şiddetin olmadığı, ayrımcılığın olmadığı bir Dünya için mücadele” öneriliyor...


Ετικέτες: Batı Trakya, Yunanistan, 8 Mart, Kadın Hareketi, Feminizm, Sol