MİT’çileri deşifre etmeyin

MİT’çileri deşifre etmeyin

  • MİT’çileri deşifre etmeyin

KAKANIN ŞAKASI
 
Ben Libya’da yüksek rütbeli bir MİT görevlisinin öldürüldüğünü yabancı basından okudum. Yüksek rütbeli MİT görevlisi Libya’da ne arıyormuş diye kendi kendime sordum. Orasını Batı Trakya mı sanmış? Türkiye Libya’daki iç savaşa müdahil mi oluyormuş?...  Batı’nın bir iftirası daha deyip geçtim, inanmadım.
 
Sonra, bu MİT’çinin şehit töreni yapılmadan gizlice toprağa verildiğini de okudum yabancı basından. Erdoğan rejimi, Libya’daki bir başarısızlığının ifşa edilmesini sözde istemiyormuş… Batı’nın Türkiye aleyhinde uyduramayacağı yalan yok. Bakın, nelere tenezzül ediyorlar.
 
Haber, Türk medyasına da yansıdı. ODA TV ise, MİT’çinin gizlice toprağa verilişinden görüntüler yayımlamış. Aa, haber demek ki doğruymuş. Ama ben, ne olursa olsun, millî duruşumdan ödün vermeyerek Batı’nın iftirası olduğuna inanmaya devam ettim. Siz de aynısını yapın benzer olaylarda, dinleyin beni, başınızın rahat etmesini istiyorsanız.
 
Ölümünden sonra bir MİT’çiyi deşifre ederek onun hayatını tehlikeye attığı için ODA TV kapatıldı ve çalışanları tutuklandı. Ölümlerinden sonra bile hayatları tehlike altında olmaya devam eden kahraman MİT’çiler! Vatan size minnettardır.
 
Hayattayken veya ölümünden sonra geçmişte deşifre edilmiş birçok MİT’çinin isimlerini yazıyor ODA TV’nin ve tutuklanan gazetecilerin savunucuları, onlar için hiçbir soruşturma ve kovuşturma açılmamış. ODA TV için bu ayrım niye diye soruyorlar.
 
Bu listenin içinde medarıiftiharımız yerli MİT’çiyi boşuna aradım, yok yok. Unutmuşlar. Ama ne bekliyorsun, işini gördürünceye kadar, bizi hep böyle kullanıyorlar. Ondan sonra sümüklü mendil gibi fırlatıp atıyorlar.
 
Oysa Sadık Ahmet’in daha sağlığında MİT ajanı olduğu deşifre edilmişti. SDHP İzmir milletvekili, TBMM’de oluşturulup ta İbrahim Şerif ve Sadık Ahmet’in mahkemesine dayanışma için Gümülcine’ye gelecek milletvekilleri heyetine katılmayı reddederken şunu demişti: “Bana güvenilir kaynaklardan gelen kesin bilgiye göre Sadık Ahmet bir MİT ajanı imiş. Ben bir MİT ajanına dayanışmaya gitmem.” Zira bazı söylentilere göre o milletvekili MİT ajanları tarafından korkunç işkencelere tabi tutulmuş. Yanlış anlamayın, işkence yapanların arasında bizimkisi de varmış demek istemiyorum.
 
Bu milletvekili kritik bir MİT ajanını deşifre ettiği ve hayatını tehlikeye soktuğu için herhangi bir soruşturmaya uğramamıştır.
 
Şamil Tayyar, o da milletvekili, Sadık Ahmet’in ölümünden sonra kaleme aldığı “PUSU, Derin Devletin kurbanları” adlı kitabında onu “kritik bir MİT ajanı” olarak deşifre etmektedir. Şamil Tayyar da bu ifşaatı yüzünden herhangi bir soruşturmaya uğramamıştır.
 
Geçenlerde Sadık’ın MİT görevlisi olduğuna dair bu iddiaları ben de yazdım. Ankara’dan içerlikli bir dostum telefon etti: “Aga” dedi, “sakın Türkiye’ye gelme. Kritik bir MİT görevlisini deşifre ettiğin ve böylelikle hayatını tehlikeye soktuğun için hakkında soruşturma başlatıldı. Gelirsen tutuklanacaksın.”
-Ölmüş adamın hayatını tehlikeye sokmak ta ne demek! Bu ne saçmalık! Sonra ben mi deşifre ettim?
 
-Öyle deme aga. ODA TV olayı da aynısı değil mi? Belki sonunda beraat edersin, ama bu karar için belki 15 sene de içerde kalırsın. Erdoğan iktidardan düşünceye ve demokrasi inşa edilinceye kadar sakın Türkiye’ye sokulma.
 
Bu Türkiye’nin işine akıl erdiren varsa beri gelsin.
 
9/3/2020
 

İbram Onsunoğlu


Ετικέτες: MİT, Odatv, Sadık Ahmet, Mizah