Koca Kapı’nın cehennemi

Koca Kapı’nın cehennemi

  • Koca Kapı’nın cehennemi

Azınlıkta güdümlü basının nasıl çalıştığına dair güzel bir örnek, beni hem güldürdü, hem düşündürdü, hem de sinirlendirdi.
 
Abdülhalim Dede, Trakya’nın Sesi (T.S.) sitesinde eyalet belediye başkanlarının Türkiye’ye giriş çıkışı sağlayan ve açık olan Kipi-İpsala sınır kapısının kapanmasını ve Nimfea-Makaz kapısının da açılmasını oy birliğiyle talep ettiklerini duyurdu. Madem oy birliği, o halde 3 azınlık belediye başkanı da işin içinde. Ama bu, azınlık konumu ve çıkarları açısından bir skandal. T.S.’de olay eleştirilip kınandı.
 
Daha sonra AZINLIKÇA da 3 belediye başkanının böyle bir öneriye evet demelerini hayretle karşıladığını yazdı. DOSTLAR ORTAMI haberleri kendi yorum yapmadan alıntıladı. Biz TİKEN’e daha ağır hareket eden olarak gelişmeler tamamlandıktan sonra yorum yapmak kaldı.
 
Güdümlü dediğim basın, matbu ve elektronik olanı, yani azınlık basınının ezici çoğunluğu, olaya değinmedi, dikkatinden kaçmış olabilir veya daha büyük ihtimalle talimat beklemeye koyuldu ve sustu.
 
Bildiğiniz gibi eleştiri konusunda geçerli katı kural şudur, bilmiyorsanız öğrenin: “Azınlık önde gelenleri, milletvekilleri ve belediye başkanları, dernek ve birlik başkanları ve sıfat taşıyan diğerleri Azınlıkta millî birliğin muhafazası adına eleştirilemez. Eleştirilecekse veya bir linç girişimine hedef yapılacaksa ona biz karar verip ilgili talimatı size iletiriz. Siz kendi inisiyatifinizle eleştirmeye kalkamazsınız, millî birliği bozamazsınız. Yaparsanız cezalandırılırsınız. Yapanlar zaten Yunan Yönetiminin emirlerini yerine getiren hainlerdir.” Bu kadar açık ve seçik.
 
Şimdi belediye başkanlarının verilecek bir yanıtı varsa, normal olarak bunu onları eleştiren site T.S’ye vermeleri gerekirdi. Koca Kapının parmak attığı yerde hiç durumlar normal olur mu? İki belediye başkanı T.S. yerine diğer güdümlü azınlık basınına yazılı açıklama yapmışlar. Üçüncü başkan da bir şeyler demiş mi, gözüme bir yerde bir açıklama ilişti, ama pek emin değilim. Özetle belediye başkanları, önceki ortak açıklamanın tersine Kipi-İpsala sınır kapısının açık kalmasını istiyorlar. Bu kez “millî” olan doğruyu yapmışlar!!.
 
Açıklamaya neden olan, T.S.’nin eleştirisi, ancak T.S.’den ve eleştirisinin ne olduğundan hiç söz edilmiyor. Söz edilirse, T.S. ve eleştirisi bir bakıma meşrulaştırılmış olacak. Oysa “talimatsız eleştiri yapılmaz” yasağını delmiş olarak T.S. meşrulaştırılamaz, ancak cezalandırılır. Onun için iki belediye başkanının açıklaması damdan düşercesine izlenimini veriyor. “Kipi-İpsala sınır kapısının açık kalmasını istiyoruz.” İyi de, daha önce oy birliğiyle kapanmasını istediğinizi niye atlıyorsunuz? En elementer bir dürüstlük, “hata ettik, şimdi hatamızı düzeltiyoruz” demeyi gerektirir. O bile yok. Olay aslında küçük. Yemeğe düşmüş sinek te küçük, ama mide bulandırıyor.
 
Belediye başkanlarının açıklamalarını koyan azınlık basınının kendisi de bu açıklama nereden icap etti diye okuyucuyu bilgilendirme ihtiyacını duymuyor. Yahu okuyucuyu kim takar. Biz azınlık okuyucusunu değil, Koca Kapı’yı tatmin etmek için çıkıyoruz. Gerçeğin ne olduğu, azınlık çıkarlarına hizmet edip edilmediği, kamuoyunun neler olup bittiğini öğrenmesi gerektiği gibi konuların önemi, Koca Kapı’nın talimatına harfiyyen uyma gerekliğinden çok sonra gelir. Talimat, her şeyin üstündedir.
 
Koca Kapı’nın azınlık politikasının Azınlığı yozlaştırdığını avazım çıktığı kadar haykırmıyor muyum?
 
Abdülhalim Dede, “Azınlığı kurtarmayı başkalarına bıraktım. Ben artık bu işe bakmıyorum.” demişti. Başına gelenlerden sonra nihayet dersini almış ve “Azınlığın kurtuluşu Koca Kapı’nın uhdesindedir, azınlık mensuplarının değil” ilkesini o da benimsemiş ve bu ilkeye teslim olmuş görünüyordu. Sözünün eriymiş diyecektim. Ama bu belediye başkanlarını eleştirisi ve ikiyüzlülüklerini göstermesi, bir çeşit “Azınlığı kurtarma” çabasından başka bir şey değil. Demek ki dersini almamış. Bir benzetme yapacam, Allah beni affetsin. Koca Kapı’yı aşarak Azınlığı kurtarmaya uğraşmak, Allah’ın işine karışmak ve ona şirk katmakla eşdeğerdir ve cezası büyüktür. Cehennem azabıdır. Abdülhalim’e cehenneme yeniden hoş geldin diyoruz.
 
9.7.2020  
  

İbram Onsunoğlu


Ετικέτες: Azınlık, Batı Trakya, Abdülhalim Dede, Rıdvan Ahmet, Önder Mümin, Rıdvan Delihüseyin, Medya, Basın