İSKEÇE TÜRK BİRLİĞİ

İSKEÇE TÜRK BİRLİĞİ

  • İSKEÇE TÜRK BİRLİĞİ

GÜNDEMİ YORUMLARKEN
 
Basından öğrendik, 16.10.2020 Cuma günü Yargıtay’da İskeçe Türk Birliği (İTB) davası görüşülmüş.
 
Konuyla Koca Kapı ve onun görevlendirdiği birkaç kişi dışında artık kimse ilgilenmiyor. Daha doğrusu (görevlendirilen ve arzu edilenler dışında) kimsenin ilgilenmesini istemiyorlar. Çatlak bir ses çıkar korkusuyla. Aman sonra Azınlıkta millî birlik görüntüsü bozulmasın diye. Faşizmin başlıca özelliği, farklı seslere tahammül edemiyor olmasıdır. Onun için onlar susturulmalıdır… Görevlendirilenlerde ilginin nasıl tezahür edeceği de kesinlikle belirtiliyor.
 
İlgilenmemiz istenmediği için, ben haberi ancak bugün öğrendikten sonra inadına ilgilenmeye karar verdim.
 
İskeçe Türk Birliği resmen ve şeklen kapatıldıktan ve adının kullanılması yasaklandıktan sonra, iç hukuk yolları tüketilip bir şey çıkmayınca, AİHM’ye başvuruldu. AİHM, İTB’nin aynı isimle faaliyet göstermesine karar verdi. Yunanistan bu kararı takmayıp ayakkabılarının altına yazdı. Takmadı, ama yıllardan beri kararı uygulaması ve derneğe adını geri vermesi için Yunanistan baskı görüyor ve sıkıştırılıyor.
 
Nihayet SİRİZA yönetimi döneminde İTB’nin tekrar yargıya başvurma hakkını tanıyan bir yasa kabul edildi. Hükümet topu yargıya atıyordu. Ama Ankara karşısında geri adım atıyoruz diye öylesine fırtınalar koptu ki, sonunda yeni yasa yolunup kuşa çevrildi ve bu haliyle AİHM kararının mahkemelerce onaylanması mümkün değil. Nitekim İstinaf Mahkemesi İTB’nin yeni başvurusunu görüşmeden reddetti. Sıra geldi Danıştay’a, onun da 4 gün önce yapılan duruşmanın ardından birkaç ay sonra çıkacak kararıyla başvuruyu reddetmesi bekleniyor. Sonra yeniden AİHM yolları açılıyor sanırım. Sonunda İTB davası, “Bir Asır Süren Dava” olarak tarihe geçecek, zaten asrın yarısını tüketmiş bulunuyoruz.
 
Yunanistan AB normları dışında katı bir ulus devlet olarak Türk Azınlığına kesinlikle karşı, ama onun asıl zoru Türkiye ile. Ve sorun, bizi Türkiye’nin uzantısı olarak gördüğünden daha da büyüyor ve işin içinden çıkılmaz bir hal alıyor. Uzun süredir Yunan-Türk gerilimi sivri dönemini yaşıyor, bu da Yargıtay’dan olumlu karar çıkar diye en küçük umutları bile buharlaştırıyor.
 
Ancak çözümsüzlük taktiği çerçevesinde bu olumsuz karar, Azınlığın tersine, Koca Kapı’nın da arzu ettiği ve beklediği bir karar. Böylelikle Yunanistan’ı sıkıştırmaya devam edecek demektir. Zira bunca geniş bir çatışma cephesinde Koca Kapı’nın Yunanistan’ı sıkıştıracak elinde küçük ama böylesine etkin başka silahları pek yok. Çıkması imkânsız olan olumlu karar, Azınlığı sevindirip Yunanistan’da milliyetçileri öfkelendirirken, bizim Koca Kapı’yı da “Tüh! Elimizden bir silah eksildi.” diye üzecekti.
 
Koca Kapı’yı üzmemeliyiz.
 
20.10.2020
 

İbram Onsunoğlu


Ετικέτες: İskeçe Türk Birliği, Azınlık, Yargı