İnsan

İnsan

  • İnsan

İnsan, yani biz, anatomik olarak 200 bin yıl önce Afrika’da ortaya çıkmış ve modern davranışlarına 50 bin yıl önce kavuşmuştur.
 
Dik duruşa, gelişmiş bir beyne, soyut düşünme yeteneğine, konuşma kabiliyetine sahiptir. Bu yetenekleri dünyadaki diğer türlerden farklı olarak kullanış amacı geniş araç-gereç yapımına imkân sağlamıştır.
 
İnsanın varoluşundan bugüne yaklaşık 110 milyar insan doğmuştur. Bu geçen 50 bin yıllık zamana yayıldığında normal gözükse de, günümüz dünyasının nüfusuna bakıldığında yaklaşık 8 milyar insanın yaşıyor olması korkunç gözüküyor.
 
Özellikle son 100 yılda insan nüfusu 8 kat artış göstermiştir. Buna paralel olarak, sorunlar da aynı oranda artmaya devam ediyor. Son 50 yılda dünya yaban hayatının %60’ını tükettik.
 
Her ne kadar da doğa kendini yenilemeyi bir şekilde başarsa da biz insanoğlu buna engel olmakta ısrarcıyız.
 
Adına teknoloji dediğimiz, gelişmişlik dediğimiz bu olgu sayesinde gelişmekten ziyade gerilediğimiz aşikâr. Zira bundan binlerce yıl önce yaşamış medeniyetlere bakıldığında gördüğümüz, antik kentlerin bugünkülerle kıyaslanamayacak derecede mükemmel olmaları.
 
Yüzlerce hatta binlerce yıl ayakta kalan yapılar, caddeler, su sarnıçları, kültür merkezleri, mabetler, onları süsleyen resimler, mozaikler ve en önemlisi de birbirinin güneşine engel olmayan, tarım arazilerini yağmalamayan, bahçesiyle, kileriyle, estetiğiyle insanı büyüleyen evler ve kent merkezleri.
 
Günümüz modern insanı (!) modern teknoloji ve sanayi ile birlikte çok şey kazanmıştır ama çok şey de kaybetmiştir. Materyalist olgu, insan ruhunun estetiğini öldürmüştür.
 
 

Zafer Memet


Ετικέτες: İnsan, Yaşam, Doğa