TourkikaNea sitesi

TourkikaNea sitesi

  • TourkikaNea sitesi

Ben, Karaiskos kardeşlerin TourkikaNea sitesini bu yakınlarda izlemeye başladım, iki aydan çok değil.
 
 
Ama Kostas Karaiskos’la ilk (ve son) karşılaşmamız ve çatışmamız çok eskilere dayanıyor. Kesin tarihini hatırlamıyorum, arşivlere bakmam gerek, onu da yapmaya şimdi üşeniyorum. Karaiskos, Trakya’nın Sesi’nde onun gazetecilik davranışını eleştiren Yunanca bir yazı yüzünden Abdülhalim Dede’yi dava etmişti. Sonra Abdülhalim de onu dava etti. Abdülhalim’in biat etmediği (ettirilmediği) yıllardı. Bu basın davaları uzun sürdü, aylar boyu Selanik’ten Gümülcine’ye gelip gittim. Şimdi artık açıklayabilirim. Trakya’nın Sesi adına yazılmış o Yunanca yazının redaktörü ben idim. Abdülhalim’e demiştim, “Karaiskos’a cevabı sen ver, beni bırak, sonra benim yüzümden başın belaya girer bakarsın. Çünkü ben yazarsam Karaiskos’u fena yapacağım.” O, benim yazmam için ısrar etti ve nitekim başı belaya girdi. İki yıla yakın süren mahkemeler ve telaş ve bir sürü masraftan çıktı. Ben de onunla beraber.
 
Son mahkeme istinaf olmalı, Dede’nin açtığı karşıdava, ve Karaiskos’tan uzlaşma önerisi geldi. Özür dileyecek ve dava geri çekilecekti. Bizimkisi davanın görüşülmesinden yana ve özür kabul etmiyor. Benim ise ilkelerime ve gazetecilik anlayışıma ters düşüyor ve Abdülhalim’i zor ikna ettim. Özür metnini Kostas Zuraris ile ikimiz hazırladık. Karaiskos, şahit olarak Zuraris’i seferber etmiş, avukat olarak ta aşrı sağ ve ekstrem görüşleriyle ünlü Failos Kranidiotis’i.
 
Çatışmanın konusunu burada anlatmayacağım, merak edenler T.S.’nin arşivlerine... başvurabilirler. Fakat nedenini kuramlaştırmaya kalkarsak diyeceğim şu: Çatışmamız, aşırı sağcı ve aşırı milliyetçi anlayışın, gazeteciliği bile bir haberleşme özgürlüğü ve sosyal bir fonksiyondan daha çok bir vatanseverlik alıştırması ve millî bir misyon gibi görme saplantısından kaynaklanıyordu.
 
 
TourkikaNea, αnti-türkçü, anti-konsoloslukçu, aşırı sağ eğilimler gösteren, aşırı Yunan milliyetçisi bir site. Sonra siteyi Yunan Derin Devletiyle ilişkilendirenler az değil. Sitenin Türkiye, Konsolosluk ve Azınlık konusundaki tezleri Yunan Derin Devletinin tezleriyle büyük ölçüde örtüşüyor. Azınlığa yaklaşımı da bu çerçevede. Ama daima olumsuz da değil. Bu son noktaya bir açıklama getireyim.
 
Karaiskos kardeşlerin kendi ideolojilerine uygun bir azınlık tahayyülleri var, “Vatansever Azınlık” diyebileceğim, aşırı milliyetçi anlayış için “vatanseverlik” ne ise. Devlet Bahçeli’nin “Türkçü Kürtler” anlayışı gibi bir şey. Böyle yönelim gösterdiğini kabul ettikleri azınlıkiçi gelişmeleri öne çıkarıp destekliyorlar. Örneğin, Türkiye’nin azınlık politikasını sorgulayan eleştirileri, Türkiye’nin Azınlık üzerinde erk ve yaptırım kullanımına karşı çıkan hareket ve gelişmeleri desteklemektedirler. Site, kendisini ben izlemeye başladığımdan beri, Seçek’te “isyan eden” Alevi-Bektaşi toplumunun yanında yer almıştır. İki yıllanmış ve yaşlanmış müftünün emekliye sevkedilmesine ve Müftülük konusunda yapılan son yasal değişikliklere karşı çıkmıştır.
 
Alevi-Bektaşi “isyanının”, başta Kamil Sıcakemin olmak üzere, biz de destekçisiyiz. Bu “buluşmadan” yararlanmaya ve onu kullanıp sömürmeye gitmeyecekler mi? Kim? Canım İlhan Ahmet tabii, ondan başka kim olabilir ki? Geçen yıldı, Karaiskos’un Bektaşilere desteğini göstererek, “Hatanı görüyor musun?” diyordu Kamil’e bizim mebus. Ben de “Tezlerini savunmak için Karaiskos’a sarılan zavallılar” gibilerden provoke ediyordum.
 
Takım (ve Ankara), Müftülük konusundaki yeni düzenlemelere karşı çıktı, Karaiskos ve Yunan Derin Devletinin de karşı çıktığı gibi. Şimdi biz de bu buluşmayı kınayalım mı, dalgaya mı alalım? Hepiniz Karaiskos’un kucağına oturdunuz diye?
 
Ama bu sabah gördüğüm bir başka durumu ciddiye almak zorundayım. Karaiskos’un sitesi, müftülük düzenlemeleri konusunda bizim soydaş mebus İlhan’ın Anadolu Ajansı’na verdiği ve Türkiye kamuoyu için dizayn edilmiş demecini onaylar bir biçimde ve büyük ve yakışıklı bir resmiyle birlikte yayımlamış. Sanki reklamını yapıyor. Allah Allah! Nedir bu Karaiskos-İlhan buluşmasının ve birlikteliğinin hikmeti? Allah Allah! Allah Allah!
 
Zaten tam bu konuya değinmek ve dikkati çekmek için almıştım kalemi elime. Önce Kamil Sıcakemin’den okumuştum, TourkikaNea İlhan Amet’i koruyor diye. Allah Allah! Sonra Mustafa Çolak değindi aynı konuya, ona göre de Karaiskos’un sitesi İlhan’a toz kondurmuyordu. Allah Allah!
 
Bu bir ayrıntı, belki hiç önemi yoktur, ama büyük önem de arzedebilir. İlhan demişler ona, kaşla göz arasında hangi kılığa gireceği ve ne biçim alacağı hiç belli olmaz. Karaiskos’u nasıl kandırdı acaba? Karaiskos İlhan’ı bir “petrol kuyusu” gibi mi görüyor da ona böyle sahip çıkıyor? Cevap bulamıyorum. Fakat bu al-ver’de  benim inancım odur ki asıl Karaiskos İlhan için “petrol kuyusu”. Bizimkini hoplatacak insan daha anasından doğmamıştır (benden başka). Gerçi alan memnun veren memnun olduktan sonra bana laf düşmez.
 
Şimdi Karaiskos beni de “petrol kuyusu” gibi görüyor, Türkiye’nin azınlık politikasını eleştirirken yazdıklarımdan TourkikaNea sık sık alıntı yapıyor. “Ay bak Türk düşmanları yazdıklarından yararlanıyor” tuzağı artık beni korkutmuyor, eskidendi o. Bu vicdan azabı çıkmazından kendimi çoktan kurtardım, onu yeni yetişenler için kullansınlar, onlarda geçici bir süre belki tutar. Yazdıklarımdan kim ne şekilde yararlanırsa yararlansın, umurumda değil. Yeter ki tahrif etmesin. Ve bu konuda Karaiskos’a İlhan’dan daha çok güvenim var. Azınlığın üniterliğini savunurken dünyaya kırk yamalı bohça olduğumuzu ben iddia etmedim. Azınlığı Türkleştirmek için Türkiye’nin senede kaç milyon harcadığını da ABD’ye ben karfilemedim.
 
Bu alıntılarda dikkatimi çeken birkaç husus: Ben “derin devlet” (βαθύ κράτος) diyorum, Karaiskos inatla “yandevlet” (παρακράτος) diye çeviriyor.
 
“Koca Kapı” (Bab-ı Âli, Υψηλή Πύλη) terimini, durumuna göre Türkiye, Türk Dışişleri, Konsolosluk yerine kullanıyorum, yalnız Konsolosluk için değil.
 
“Yunanistan’ın korkunç intikamı. İki Türk askerini birkaç saat içinde salıverdi.” Buradaki iğneleme, Karaiskos kardeşlerin sandığı gibi Yunanistan’a değil, Türkiye’ye. Yunanistan, “iyi komşuluk ilişkileri böyle olur, senin yaptığın gibi değil” dedi ve bu hareketiyle Türkiye’yi çok zor durumda bıraktı ve utandırdı. Tabiî anlayana.
 
Asıl söylemek istediğim husus: Blog yazarlarına açtığı davalar yüzünden sık sık mebus İlhan’ı kınıyorum. TourkikaNea sitesi, benden yaptığı alıntılarda İlhan’ı kınadığım yerleri atlamaya, onları görmezlikten gelmeye özen gösteriyor. (Son alıntısı hariç.) Bende de aynı algı oluşuyor. Karaiskos, İlhan’ı koruyor. Allah Allah! Neden acaba?
 
12.9.2018
 
 

İbram Onsunoğlu