Yaşamımızda edebiyatın yeri yok, ama Rahmi Ali var

Yaşamımızda edebiyatın yeri yok, ama Rahmi Ali var

  • Yaşamımızda edebiyatın yeri yok, ama Rahmi Ali var

Oysa bundan tam üç yıl önce emekli olurken, oh şimdi edebiyat üzerinde odaklanmak için zamanım olacak diye düşünüyordum. Eski edebî çalışmalarıma bir çeki düzen verecektim, yarıda kalmış olanları tamamlayacaktım, aklımdaki bazı yeni edebî tasarılar vardı, onları gerçekleştirebilecektim. Sonra, binlerce sayfayı bulan daha çok siyasî içerikli ve azınlık mücadelesiyle ilgili yazılarımdan derleyip birkaç kitap bastırmayı tasarlıyordum. Sonra edebî çeviriler yapmayı planlıyordum, Yunancadan Türkçeye, Türkçeden Yunancaya.
 
Toprağı bol olsun dostum İon Tirteos’a verilmiş bir sözüm vardı, ömrünün son yıllarında yazdığı üç romandan hiç olmazsa birincisinin Türkçe çevirisini tamamlayacaktım. 1919’da “Küçük Asya seferine” yedek subay olarak katılıp ta Venizelos tarafından İzmir’e vali tayin edilen Stergiadis’in yanına görevlendirilmiş babasının anılarına dayanıyordu bu roman. Türk okuyucu ilginç bulacaktı. Türkçeye çevirdiğim bir bölümü ŞAFAK’ta yayımlanmıştı.
 
Bu üç yıl içinde bu yukarıdakilerin hiçbiriyle uğraşamadım. Hem de korkarım içine girdiğim bataklıkta bundan sonra da uğraşamayacağım. Yaşamımızda artık edebiyatın yeri yok. Bu sözü yalnız kendim için söylemiyorum. Bu tespit, korkarım, tüm azınlık toplumu için geçerli. Edebiyatı azınlık yaşamına arada bir zorla gibi Rahmi Ali sokuyor. İyi ki o var.
 
Bu yakınlarda benden bir şey rica etti. Türkiye’de bir edebiyat dergisi, yaşamakta olan tanınmış bir Yunan şairinden birkaç şiirle birlikte bir tanıtım yazısı istemiş, Rahmi Ali de bana başvurdu. Aklıma Titos Patrikios geldi. Savaş sonrası ünlü Yunan şairlerinin galiba hayatta olan tek temsilcisi, yaşı 90’ın üstünde. Eskiden Kavala’da Mehmet Ali Paşa külliyesinde düzenlenen Akdeniz ülkeleri şiir şöleninde tanımıştım onu. Şair yerine sayıp beni de davet etmişlerdi, bu davette sanırım Paratiris’ten Ceni Kaçari’nin parmağı vardı. Davet edilen Türk şairlerinin şiirlerini Yunancaya çevirmek bana düşüyordu, gerçi bu yüzden Kavala’daki etkinlikle öteden beri uzaktan bir ilişkim vardı. Şair olarak davet edildiğimde kendi şiirlerimden bazılarını okumak için onları da Yunancaya çevirmek zorunda kaldım. Bir tanesinin başlığı “Benim Şairliğim” idi. Bunu Yunancaya “ Το Ποιητιλίκι μου” olarak çevirdim. Yunanca kelimeye Türkçe ekle uydurduğum bu yeni kelimeyi duyunca Titos Patrikios gülmekten kırılmıştı. Onu ancak benim gibi iki kültüre de vakıf biri yapabilirdi (!). Patrikios’u şimdi Türklere ilk kez ben tanıtmış olmaktan gurur duydum.
 
Bu yazıyı kaleme alışımın nedeni aslında bir kitap tanıtımı. Bundan üç ay önce yine Rahmi Ali bir mesaj göndermiş, “Şu dükkânda senin adına bırakılmış bir kitap var. Geçip alıver.” Geçip aldım. Mütevazi bir kitapçık, Kiril harfleriyle yazılmış, Bulgarca. Bereket içine kitabı tanıtan Türkçe iki gazete –dergi küpürü ilave edilmiş te ne olduğunu anlayabildim.
 
Belli ki Rahmi Ali derlemiş, BTT Azınlığı yazarlarından öyküler. Türkçeden Bulgarcaya çevirileri yapan da Kırcalılı bir soydaş edebiyatçı, Aygül Gavazova. Kitabın adını da “Güney Yelleri” koymuş, Bulgarca nasıl okunuyorsa işte. Biz Bulgaristan’a bakışla güneydeyiz, onun için besbelli. Böylece Bulgarlar ve Bulgaristanlı Türkler BT Türk edebiyatıyla –onun öykü türünde eserleriyle tanışıyorlar.
 
Ama kitap eskiymiş, Bulgaristan’da 2011’in başında çıkmış. Hiç haberimiz olmamıştı ve kitabı da görmemiştik. Daha doğrusu öyle bir söylenti hatırlar gibiyim, ama aklımda belirgin bir şey yok. Şimdi yeniden gündeme gelişinin nedeni, 2017 sonunda İzmir’de düzenlenen 41. KIBATEK (Kıbrıs, Balkanlar, Avrupa Türk Edebiyatları Kurumu) edebiyat şöleninde ödüllendirilen yazarlar arasında çevirmen Aygül Gavazova’nın da bulunması. Gavazova, Türkiye de dahil, tüm Balkan ülkelerinden Türk kökenli yazarların öykülerini Bulgarcaya kazandırmış. Son yıllarda Türkçeden Bulgarcaya edebî çevirilerle uğraşıyormuş.
Bu ödüllendirmeden sonra, anlaşılan, Kırcalılı komşumuz, “Güney Yelleri”nde öyküsü bulunan yazarlara imzasıyla bir selamlama da yazarak kitaptan birer nüsha hediye etmeyi düşünmüş. Kendisine teşekkür ederiz.
 
Kitapta her biri ikişer öyküyle temsil edilen 12 Batıtrakyalı yazarımız sırasıyla şunlar: Mehmet Hilmi, Hüseyin Mahmutoğlu, Rahmi Ali, Mustafa Tahsinoğlu, Mücahit Mümin, Abdürrahim Subaşılar, Mehmet Çolak, Refika Nazım, İbram Onsunoğlu, Şükran Raif, Mehmet Dükkancı ve Hakan Mümin.


15.8.2018
 
 
İbram Onsunoğlu 


Ετικέτες: Batı Trakya, Şiir, Rahmi Ali, Aygül Gavazova, Mehmet Hilmi, Hüseyin Mahmutoğlu, Mustafa Tahsinoğlu, Mücahit Mümin, Abdürrahim Subaşılar, Mehmet Çolak, Refika Nazım, Şükran Raif, Mehmet Dükkancı, Hakan Mümin