Antikapitalist Sol’dan çağrı: Savaş ‘oyun’ değil!

Antikapitalist Sol’dan çağrı: Savaş ‘oyun’ değil!

  • Antikapitalist Sol’dan çağrı: Savaş ‘oyun’ değil!

Antikapitalist sol ANTARSYA partisi, Ege’deki Türk-Yunan gerginliği ve savaş tehlikesine karşı bir açıklamaya yayınlayarak, halkları savaş karşıtı cephe almaya davet etti.
 
Açıklamanın Tiken ekibince yapılan Türkçe çevirisi şöyle:

 

Savaş “oyun” değil – işçi sınıfı ve halk barış için mücadele ediyor

 

Hava Kuvvetleri pilotu Yorgos Baltadoros, Türkiye’yle kısa veya uzun süreli bir çatışma olasılığıyla, savaş hazırlığının ilk kurbanı. Ki bu çatışma, her ne kadar hükümet ve muhalefet, devlet yetkilileri ve medya bizi aksine ikna etmeye çalışsa da, gerçekleşmesi durumunda, Doğu Akdeniz’deki enerji kaynakları için rekabete dayalı bir çatışma olacak. Bu çatışma, eğer gerçekleşirse, temelinde, bölgedeki emperyalist rekabetteki fonda en iyi yeri almak için dalaşan Yunanistan ve Türkiye’nin egemen sınıflarının çıkarları için olacak. Bu çatışma engellenebilir, engellenmeli!
 
ABD-NATO ve Rusya emperyalist rekabeti, Türk ordusunun da aktif katılımıyla, Yunan hükümetinin de katkısıyla –ki NATO’nun Suriye’ye gerçekleştirdiği her savaş operasyonunda Girit’teki vs. savaş üslerinden yararlanılıyor- Suriye gibi bütün bir ülkeyi yok etmekte.
 
Savaş “oyun” değil, ne de “iyiliğimiz için” yapılmakta. Kaldı ki, Panos Kammenos, İkaria’da bunu kinik bir samimiyetle dile getirdi, “Önümüzdeki aylarda Yunanistan doğalgaz ve petrol gibi kendi doğal zenginlikliklerinden faydalanabilen bir ülkeye dönüşecek. Bu da vatanımızın savunması için sorumluluk ekonomik bölge sınırlarına genişleyecek, tüm yönlere doğru yüzlerce mil genişleyecek demek” diyerek. Ve “Bu da reorganizasyon demek, daha çok araç demek, ki krize rağmen bunlara sahip olacağız” diye ekleyerek, silahlanmaya ekstra bütçe ayrılacağını, halktan yeni fedakârlıklar isteneceğini duyurdu.
 
Savaş oyun değil. Ancak “savaş oyunları” ve SYRİZA-ANEL koalisyonunun maceracılıkları, ilk can kaybını getirdi bile; üstelik bu ölüm Savunma Bakanı’nın twitter’dan (!) açıkladığı gibi “inanç için” veya “vatan için” gelen bir ölüm değildi. Hava Kuvvetleri pilotu, Yunanistan ve Türkiye egemen sınıfları arasındaki rekabetin, Ege’nin her iki tarafında da gerici olan bir rekabetin, Ege’nin öte veya beri tarafında halkların çıkarlarıyla hiçbir alakası olmayan bir rekabetin, çokuluslu enerji şirketlerinin çıkarlarıyla ve ABD’nin belirleyici rol oynadığı emperyalist projelerle yakından ilgili bir rekabetin ilk kurbanı.
 
MEB’in değerlendirilmesi girişimi, -ki bu enerji kaynaklarının kullanımının gerek çevresel gerekse sosyal beli var, çünkü tüm ülkelerde petrolden çokuluslu şirketler kazanırken halklar kaybediyor- bizi savaşın eşiğine getiriyor ki, bu bir an önce son bulmalı.
 
Onların çıkarları için kimse ölmesin! Ege’de barışı tehlikeye atan egemen sınıfların ve hükümetlerin çıkarları için – ki yıllardır toplumu dağıttılar, maaş, emekli maaşı ve hakları yıktıar, kamusal sermayeyi peşkeş çektiler, işsizliği artırdırlar, devlet şiddetini had safhaya yükselttiler, ve şimdi gelip “yurtseverlik” satıyorlar ve halktan “milli birlik” talep ediyorlar.
 
ABD-İsrail-Mısır-Suudi Arabistan emperyalist hattının çıkarları için, ki SYRİZA-ANEL hükümeti de bunlara katıldı, emekçi halkı savaş tehlikesine sürüklüyorlar. İsrail’le işbirliği içinde, Kıbrıs’tan AB’ye doğalgaz taşıma hattını koruyacak güç gösterisi amaçlı ortak tatbikatları unutmuyoruz. Kammenos’un efeliklerinin Noble, Total ve Exxonmobil sondajları hatrına olduğunu unutmuyoruz.
 
Bugün bizleri Erdoğan’dan “kurtaracağına” ikna etmeye çalışan SYRİZA-ANEL koalisyonu bakanlarının, Erdoğan rejimine karşı gelmiş Türk ve Kürt siyasi sığınmacıların yakalanması emrini verdiğini, Erdoğan’ın emriyle başeğmeyen Türk ve Kürt mücadelecilerin “terör örgütüne üye olmaktan” soruşturmaya tabi tutulmalarını desteklediklerini unutmuyoruz!
 
İşçi sınıfı ve halk barış istiyor ve ülke gençlerinin petrol şirketlerinin ihtiyaçları için çatışmalarda kurban olacağı bir savaştan hiçbir çıkarları yok. Yunanistan ve Türkiye işçi sınıfları ve halkları barış içinde yaşamayı istiyorlar ve bölgedeki egemen sınıfların savaş çığırtkanı projelerini ancak onlar durdurabilir.
 
Şimdi, Yunan-Türk rekabetini ve olası çatışma ihtimalini hedef tahtasına koyacak, onların silahlarına meze olmayacağımızı, onların MEB ve petrolleri için savaşmayacağımızı, emperyalist seferlere katılmayacağımızı, tüm üslerin kapanmasını ve NATO’dan çıkmayı talep ettiğimizi açıkça haykıracak büyük bir savaş karşıtı cephenin tam zamanı. Türk ve Kürt solunun mücadelecileriyle dayanışma içinde, Balkanların ve Ortadoğu’nun halklarıyla işbirliği içinde.
 
 
EMPERYALİST SAVAŞA VE MÜDAHALELERE HAYIR
 
EGE VE AKDENİZ’DEKİ TÜM EMPERYALİST FİLOLAR DEFOLSUNLAR
 
NATO’DAN DIŞARI
 
SUDA ÜSSÜ VE ÜLKEMİZDEKİ TÜM ÖLÜM ÜSLERİ KAPANSIN
 
EGE’NİN HER İKİ KIYISINDA DA SİLAHLANMA DURSUN – ÖDENEKLER FÜZELERE DEĞİL EĞİTİME, SAĞLIĞA, SOSYAL SİGORTALARA YÖNELSİN
 
YUNAN-TÜRK REKABETİNE HAYIR, PETROL MADENLERİ VE MEB İÇİN KAN AKMASIN – DOSTLUĞA VE HALKLARIN DAYANIŞMASINA EVET


Ετικέτες: Antikapitalist Sol, ANTARSYA, Yunanistan, Türkiye, Ege