Monolog

Monolog

  • Monolog

“Bayım” dedi, “siz sevmenin ne demek olduğunu bilmiyorsunuz.” kendinden emin bir şekilde.
 
“Siz bu ikiyüzlülük tiyatrosunun oyuncularısınız sadece. Tiradlarınız da o derece yapay, o derece sahte. Toplumun size biçtiği rolleri oynamakla meşgulsünüz. Siz zengin olmalısınız, siz en güzel arabalara binmelisiniz, siz en güzel eşleri seçip, en güzel evlerde oturmalısınız. Misyonunuz bu bayım. Siz kendinizi kandırmaya sevmek diyorsunuz. ‘Seni seviyorum’larınız sahte bayım. Cüzdanınız inceldikçe azalıyor sizin sevginiz. Zorluklarla karşılaştıkça unutuyorsunuz sevmeyi. Gözleriniz yükseklerde bayım, gözleriniz… Oysa bizim gözlerimiz derinlerde, gözlerimiz…
 
Gerçeklerden korkuyorsunuz bayım. Ne erkeğinizin erkekçe tavırları, ne kadınınızın kadınca tavırları var. Asalet kavramı bir şey çağrıştırmıyor zihninizde. Bir de koskocaman bir putunuz var bayım: ‘Dertsiz hayat’. Onun uğruna bütün değerlerinizden vazgeçebilirsiniz. Yalan söyleyemem bayım, fotoğraflarda çok güzel çıkıyorsunuz, içi boş fotoğraflarda. Ağız dolusu kahkahalarda sizden iyisi yok. Ağlarken de öyle ipe sapa gelmez şeyler için ağlamıyorsunuz. Sözgelimi çok sevdiğiniz o koltuk takımına sahip olamadığınızda saatlerce ağlayabilirsiniz. Hatta gerekirse kalbini kırabilirsiniz etrafınızdakilerin, putlarınıza erişemediğinizde.
 
Sizden olmayanı aşağılıyorsunuz. Size benzeyenlerle ömür boyu mutlu bir hayat düşlüyorsunuz. Ama ilk hayal kırıklığında, onları satıp yenilerini almayı da ihmal etmiyorsunuz. Ve siz bayım, bütün bunlara sevmek diyorsunuz.
 
Algılarımız farklı bayım. Siz karşılığı olmadan bir iş yapmazsınız. Biz sevdiğimizde menfaatsız seviyoruz. Size kötü bir haberim var bayım, sizin sevmek dediğiniz yalanlar imparatorluğu çökmeye mahkum. Ve biz bayım, sevgiyi ve kederi iliklerimize kadar hissederken, acı dolu gözlerle izleyeceğiz bu çöküşü.”
 
 

Koray Bağdatlı


Ετικέτες: Batı Trakya, Azınlık, Modern Yaşam