Hrant Dink

Hrant Dink

  • Hrant Dink

GÜNDEMİ YORUMLARKEN
 
19 Ocak, Hrant Dink’in katlinin 13’üncü yıldönümü. Besbelli Derin Devletin işi idi, o karanlık oluşumun. Faili meçhullerden değil, ama tetikçi çocuğun arkasındakiler meçhul. Hrant Dink davası hâlâ devam ediyor, Türkiye’deki adalet dağıtım düzeninin düzensizliğini ifşa ederek. İsterseniz buna “göz boyamak” diyebilirsiniz.
 
Bereket Derin Devlet bizim Azınlıkta lider dikmek, parti kurmak ve Azınlığı döndürmekle yetiniyor, bir de Kara Listeler hazırlamak ve Türkiye’ye giriş yasağı konulacak kişileri belirlemekle. Barışçıl denebilecek uğraşlar. İnsan kaçırmaya ve cinayet işlemeye çok şükür daha başvurmadı. 
 
Katlinin yıldönümü münasebetiyle Türk medyasından Hrant Dink hakkında birkaç yazı okudum. Ben de bir şeyler yazayım dedim.
 
Biliyor musunuz, ben Hrant Dink’le tanışmıştım. Tarihini iyi hatırlamıyorum, Türkiye’ye giriş yasağımın kaldırılışından birkaç yıl sonra olmalı, 1998-99. Dede kardeşler, Abdülhalim ve Salih, ile Hrant Dink’i AGOS’un bürolarında ziyaret etmiştik. Sohbetimiz uzunca sürmüştü. Yunanistan’dan Türk Azınlığından gazeteciler ile Türkiye’deki Ermeni Azınlığından gazeteci, meğerse birbirimize anlatacağımız çok şeyimiz varmış.
 
Gazeteceliğe nasıl başladığını, AGOS’u nasıl kurduğunu, ne zorluklarla karşılaştığını dinledik ağzından. Agos, Ermenice bir sözcükmüş, tarlalarda açılan “su yolu” anlamına geliyormuş. Sonrada agos sözcüğünün Yunanca “αγωγός” sözcüğünden gelmiş olabileceğini düşündüm.
 
Sohbet sırasında an itibariyle bizim Azınlığın daha sorunlu olduğu ortaya çıktı, onların Azınlığı çok daha sorunlu bir geçmişe sahip olsa da. Ayrıntılı olarak neler konuştuğumuzu hatırlamıyorum. Bizim sorunlarımızı dinleyince şaşırmıştı, bir AB ülkesinde bunlar nasıl oluyor diye. Sonra, “İsterseniz bunları AGOS’ta yayımlayabiliriz. Yazarsanız seve seve yayımlarız.” demişti.
 
Hiçbirimiz AGOS’ta yazmadık tabiî, üşendiğimizden. Şimdi düşünüyorum da, acaba diyorum, orada azınlık sorunlarını yazmaya başlasaydık, Hrant’ın ırkçı katilleri “Yahu bu Ermeni, baksanıza, Türk Azınlığının sorunlarına sahip çıkmaktan çekinmiyor, ona kıymayalım.” diye karar değiştirirler miydi? Benim vicdan, gördüğünüz gibi, hayal gücümü dolu dizgin koşturuyor.
 
Yoksa tersine “Bu südübozuklar Türk düşmanı hain Ermeni’yle işbirliği ediyorlar.” diye bizi de hedef tahtası yaparlar mıydı? Bu ikincisi Derin Devlet anlayışına daha uygun.
 
18/1/2020
 

İbram Onsunoğlu


Ετικέτες: Hrant Dink, Abdülhalim Dede, Salih Dede, İstanbul Ermenileri, Batı Trakya Türkleri, Azınlıklar, AGOS