Gençleşmek isteyenler, dikkat: Bu yiyecekler gençleştiriyor

Gençleşmek isteyenler, dikkat: Bu yiyecekler gençleştiriyor

  • Gençleşmek isteyenler, dikkat: Bu yiyecekler gençleştiriyor

İşte mutlaka tüketmeniz gereken o besinler
 
Genellikle beslenme, pek çok insan tarafından karın doyurmak, açlığı bastırmak veya canın istediği besinleri tüketmek şeklinde tanımlanır. Halbuki bugüne kadar yapılan bilimsel çalışmalar, insanların 50’ye yakın türde besin öğesine gereksinimi olduğunu ortaya koymuştur. Bu öğelerin herhangi biri alınmadığında, gereğinden az ya da çok alındığında, büyüme ve gelişmenin engellendiği, sağlığın ve güzelliğin bozulduğu bilimsel olarak ortaya konmuştur. Peki yaşlanmayı geciktiren, hücreleri yenileyen besinler de olduğunu biliyor musunuz?
 
Brasika sebzeleri: Brüksel lahanası, brokoli, turp, karnabahar, hardal otu, pazı, tere, marul, şalgam, kırmızı, beyaz ve karalahana vücudun toksik maddelerden arınması için çalışan detoksifikasyon enzimlerini aktive eder. Brüksel lahanası, brokoli, turp, karnabahar, hardal otu, pazı, tere, marul, şalgam, kırmızı, beyaz ve karalahana vücudun toksik maddelerden arınması için çalışan detoksifikasyon enzimlerini aktive eder. Akne tedavisinde ve cildin elastikiyetini korumasında etkilidir.
 
Alyum sebzeleri: Frenk soğanı, arpacık soğanı, taze soğan, kırmızı soğan, kuru soğan, pırasa, kuru ve taze sarımsakta bulunan sülfid bileşenleri detoksifikasyon enzimlerinin aktivitelerini artırmaktadırlar. Bu sebzeler antioksidan özellikler de sergilerler. Cildi de korurlar.
 
Zeytinyağı: Bileşimindeki tekli doymamış yağ asitleri kuru ciltlere karşı oldukça faydalıdır. Aynı zamanda antioksidan etkisi de vardır. Yüzeysel olarak uygulandığında içerdiği E vitamini sayesinde cildin nemlenmesine yardımcı olur. Yumuşaklık ve pürüzlük sağlar. Ancak ışık almayan, serin bir yerde ve hava almadan saklanması önerilmektedir.
 
Balık: Kan dolaşımını düzenleyerek hücrelere daha fazla oksijen taşınmasına ve cildin gençleşmesine yardımcı olmaktadır. Somon, uskumru ve ton balığı gibi yağlı balıklar omega 3 yağ asitlerinden daha da zengin olduğu için tercih edilmelidir. Ancak balığı kızartmak yerine; ızgara, buğulama veya fırında pişirme yöntemleri ile hazırlamak gerekir.
 
Havuç: Sarı ve turuncu renkli sebzeler güneşten koruyucudur. Nemlendirici özelliktedir, cilt kurumasını önlemeye yardımcıdır. Aynı zamanda ciltteki elastikiyeti korur. Özellikle beta karoten içerikleri ile kollajen hasarını en aza indirir, yaşlanmayı geciktirici etkiler gösterirler.
 
Karpuz: Birçok insan çok şekerli olduğunu düşündüğünden tehlikeli olduğunu zannetse de karpuz içerdiği sitrulin ile bağışıklık sistemini güçlendiriyor ve vücudu toksin öğelerden arındırıyor.
 
Domates: İçerdiği laykopen ile prostat kanserine yakalanma riskini azalttığı biliniyor. Laykopen aynı zamanda güneş ışınlarına karşı derimizi koruma altına alıyor ve kollojen adı verilen ve kaybı ile cildimizin yaşlandığı maddenin yıkımını azaltıyor.
 
Avokado: Yağ içeriği yüksek olan bir meyve olan avokadoda bulunan yağlar kalp sağlığı açısından oldukça önemli ve gerekli. Avokado aynı zamanda yüksek protein içeren diyetler sonucunda vücutta oluşan asit durumunu dengelemek konusunda da yardımcı oluyor.
 
Zerdeçal: Son yıllarda üzerine yapılan bilimsel çalışmaların giderek arttığı baharatlardan biri olan zerdeçalın içerisinde bulunan kurkumin antioksidanının Alzheimer’a karşı koruma sağladığı düşünülmektedir. Yine diyabetin ilk alarmı olan insülin direncini kırmaya yardımcı olduğuna dair bilimsel çalışmalar vardır.
 
Kakao: Panamalılar arasında kalp hastalıklarının en düşük görüldüğü Kunalılar incelendiğinde diğer Panamalılardan farklarının kakao içeceklerini sıklıkta tükettikleri olduğu fark edildi. Bilim adamlarının bu konuda yaptıkları araştırmalar sonucunda kakaonun kalp hastalıkları, demans ve tip 2 diyabete yakalanma riskini azalttığı belirlendi. Kakaonun damarları koruyucu etkisi olduğu düşünülmektedir.
 

#


Ετικέτες: Sağlık, Beslenme, Yaşam