ARALIK AYININ ŞAKALARI

ARALIK AYININ ŞAKALARI

  • ARALIK AYININ ŞAKALARI

KAKANIN ŞAKASI
 
 
Şike maç
 
Son Ankara ziyaretinden ve orada Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu ve diğer resmî kişilerle temaslarından sonra İbrahim Şerif ile Ahmet Mete TİKEN’e gelip ziyaretle ilgili kendileriyle bir söyleşi yapmamızı teklif ettiler.
 
Kabul etmedik.
 
Biz TİKEN’de şike maç yapmıyoruz.
 
 
Uğursuz
 
PASOK partisi, öldükten sonra yeniden dirilir gibi oldu, ama sonra yok oldu. Artık PASOK yok. Onun yerine KİNAL oluşturuldu. Eskiler PASOK’u ararken KİNAL’da yaprak dökümü şiddetle devam ediyor. Bu gidişle o da yok olacağa benziyor.
 
Fofi Genimata, bu uğursuzluğun nereden ileri geldiğini araştırıyormuş. Kim bu uğursuz, kim bu uğursuz?
 
Bakoyani’ye, Kuvelis’e, Theodorakis’e bir soruverseye. 
 
 
Ayrı ayrı tanrılar
 
Müslüman bir azınlık bireyinin üzerinde Hıristiyanlığın simgesi haç –ıstavroz bulunan ülke bayrağına sarılı bir tabutla defnedilip edilemeyeceği tartışması. Müslüman sırtında o bayrakla cennete giremezmiş.
 
Herhalde bunun tersi de geçerli. Yani bir Hıristiyan, üzerinde İslamın simgesi hilal bulunan yaşadığı ülke bayrağına sarılı bir tabutla defnedilemez. Yoksa cennete giremez.
 
Şimdi buradan mantıken şu sonuç çıkmaktadır: Müslümanlar ile Hıristiyanların ayrı ayrı cennetleri ve tanrıları vardır ve bu tanrılar birbirleriyle rekabet halindedir.
 
 
Atanmışlar iki
 
Atanmış müftü ve “seçilmiş müftü” tartışması da sönmüş gibi görünüp sonra yeniden alevleneduruyor.
 
Bir Yunan atasözü vardır, “Gerçeği ya deliden ya da çocuktan öğrenirsin” der. Bu atasözünü Türkiye’ye uyarlayacak olursak, “Gerçeği ancak tutarlı bir Fethullahçıdan öğrenebilirsin” diyebiliriz.
 
Bir arkadaş anımsattı, Bulent Arınç’ın TBMM başkanı iken bir basın toplantısında Batı Trakya’da müftülük sorunu hakkında bir soruya yanıt verirken şu dediğini: “Orada iki müftü var. Biri Yunanın tayin ettiği. Öbürü de bizim tayin ettiğimiz.”
 
Ne de olsa Fethullahçı bir hain. Gerçeği ağzından kaçırıvermiş. Dili sürçmüş. Bir başka Yunan atasözü der ki: “Sürçen dil gerçeği söyler.”
 
 
Ilımlı İslam
 
Üç atanmış müftü naibinin bir Hıristiyan gazeteci Panos Papadopulos’u bir Müslüman mebus Hüseyin Zeybek’in elinden kurtarmak için çıkardıkları ortak fetvayı okuduktan sonra insan Azınlıktan sorumlu din işleri genel sekreteri Kalancis’e hayran kalıyor. Kalancis’in İslam’a böylesine derinlemesine vakıf olacağını tahmin etmiyorduk.
 
Bir adım daha atsa, genel sekreteri saflarımızda göreceğiz.
 
Ancak ortak fetvanın İLK’leri yalnız bununla bitmiyor. Üç müftü naibinin, din ayrımı gözetmeksizin her vatandaşın herhangi bir dinî sorun hakkında soru sorup fetva çıkarılmasını isteyebileceğini ilan etmiş olmaları, fetva ile gerçekleştirilen bir başka İLK’tir.
 
“Ilımlı İslam” dedikleri bu olsa gerek. Fethullah Gülen Hocaefendi’nin etkisini her yerde görmek mümkün. Ona yataklık eden SİRİZA sağ olsun. 
 
 
Gerekli açıklama
 
Okuyucularımızın talebi üzerine yaptığımız açıklamadır: Biz bu sütunda şakanın kakasını çıkarmıyoruz. Zaten çıkmış olan kakanın şakasını yapıyoruz.
 
7.12.2019
 

İbram Onsunoğlu


Ετικέτες: Mizah, Batı Trakya, KİNAL, İlhan Ahmet, Bülent Arınç, Din, Atanmış Müftüler, Hüseyin Zeybek