Avukat Stergios Yalaoğlu yine “vurdu”

Avukat Stergios Yalaoğlu yine “vurdu”

  • Avukat Stergios Yalaoğlu yine “vurdu”

Azınlık konusunda yaptığı yorumlarla sık sık isminden söz ettiren İskeçeli avukat Stergios Yalaoğlu yine “vurdu”.
 
Yalaoğlu, birçok medya organı ve internet sitesinde yayımlanan yeni makalesinde “seçilmiş müftüler” İbrahim Şerif ve Ahmet Mete hakkında ağır sözler sarfediyor.
 
Tiken’in aktardığına göre, Yalaoğlu, “Trakya: Paralel Yapılar ve Kara Para veya yan-devlet nasıl kurulur” başlıklı yazında, Ahmet Mete ve İbrahim Şerif için “‘Seçilmiş müftüler’ olarak kendilerini adlandıran bu iki tayinli bey, aslında Türk Konsolosluğu’ndan tayinliden öte bir şey değiller, Yunan Devleti’nin sinir bozucu tahammülü sayesinde her iki ilde de de facto yan-müftülük yapısı kurmayı başardılar ve yasal Müftülüklerin ibadethanelerine paralel olarak çalışan kontrollerindeki ibadethanelere kocaman bir imam ordusu atayıp, çalıştırıp ve “ödeyip” Trakya’daki ibadethanelerin (neredeyse) çoğunluğunu kontrol etmekteler. Türk Konsolosluğu ve Türk Dışişleri’yle açıkça bağlantılı Yunanistan içinden ve dışından çeşitli Kâr Amacı Gütmeyen Kuruluşların direkt desteğiyle Trakya’daki Müslüman azınlığı etkileme faktörleri şeklini aldılar. Türkiye’nin açık manevi ve özellikle de maddi desteğiyle, Trakya’da kimin milletvekili, belediye başkanı, ya da belediye veya eyalet meclis üyesi seçileceğini belirleme gücü olan dinî liderler olarak kendilerini lanse etmekte, azınlığın tüm adaylarının kendilerinin bürolarına gidip boyun eğmelerini istemekteler” ifadelerini kullanıyor.
 
Devamında ise Şerif ve Mete’ye sorular yönelten Yalaoğlu, “Geniş çaplı ve yoğun faaliyetlerini kim finanse etmekte? Nasıl ödeniyorlar? Kendilerine bağlı yüzlerce imamı ödemek için parayı nereden buluyorlar? Kendi faaliyet ihtiyaçlarını, [köy] ziyaretlerini, yurtdışı ziyaretlerini, kongrelere katılımlarını nasıl karşılıyorlar; gelirleri ne kadar? Meslekî sıfat olarak ne bildiriyorlar?” diye soruyor.
 
Yalaoğlu, sorularına şöyle devam ediyor:
 
“İbadethanelerin restorasyon-güzelleştirme yapımları, veya Kur’an kurslarının donanması için gerekli paraları nereden buldukları da araştırılması gereken bir konu. Çocukların ve inançlı insanların aleyhine işleyen bu illegal faaliyetlere neden tahammül ediyoruz? Niçin Yunan Devleti tüm bu faaliyetlerin vergi kontrolüne odaklanmadı? Niçin her ibadethanenin çalışanlarını önce kayıt altına alıp kontrol etmedi? Vakıflar İdarelerini ve söz konusu Kur’an kurslarını kim finanse ediyor? Nasıl ödeniyorlar ve kim tarafından? Gelir beyanında bulunuyorlar mı? Görevlerini nasıl yapıyorlar, işverenleri kim? Bunlardan birçoğunun gelirinin sıfır olması nasıl açıklanabilir? Din görevlilerinin maaşlarının ödenebilmesi için her cami cemaatinin aile başı belirli bir miktar ödemeye zorlandığı doğru mu? Bu paralar bildiriliyor mu? Eğer bildirilmiyorsa, bu, Müslüman azınlığın kullanılmasını amaçlayan birçok kara paranın Trakya’da dolaştığının kanıtı değil mi?”
 
Türk Konsolosluğunun 3000 civarı aileye maddi yardımda bulunduğu iddialarını anımsatan Yalaoğlu, “Gümülcine Türk Konsolosluğunun bütçesinin Yunan boyutlarına kıyasla yaklaşılamayacak kadar devasa olduğu biliniyor” diyor ve “yan-müftüler”in Yunan ve yabancı Kar Amacı Gütmeyen Kuruluşlarla birlikte oluşturdukları ağ sayesinde sınırsız para akıttığını iddia ediyor.
 
Son olarak Trakya’da iki toplumun çok iyi ilişkiler içerisinde bir arada yaşadığını belirten Yalaoğlu, bunun sürmesi için söz konusu “paralel yapı”ların faaliyetlerine son verilmesi gerektiğini, devletin bu konuda harekete geçmesi gerektiğini belirtiyor. Yalaoğlu, “Ne yan-kuruluşlara ne de kara para aklama makinelerine yer olmayan çağdaş bir Avrupa devletiyiz, bunu pratikte de göstermeliyiz” diyor.
 
Bilindiği üzere, Yalaoğlu, Rodop milletvekili İlhan Ahmet’in azınlık gazetecileri-blogger’ları Mustafa Çolakali, Kamil Sıcakemin ve İbram Onsunoğlu aleyhinde “bana hakaret ve iftira ettiler” iddiasıyla açtığı ceza ve tazminat davalarında milletvekilinin avukatlığını üstlenmiş bulunuyor.
 
İlhan Ahmet’in aynı zamanda “yakın dostu” olduğunu söylediği Yalaoğlu’nun bu tezlerine bir yanıt verip vermeyeyeceği azınlık kamuoyunda merak konusu.


Ετικέτες: Stergios Yalaoğlu, İlhan Ahmet, Batı Trakya, Din, Müftülükler, Müftüler, İbrahim Şerif, Ahmet Mete