Beş adımda stresle başa çıkmanın yolu

Beş adımda stresle başa çıkmanın yolu

  • Beş adımda stresle başa çıkmanın yolu

Florida Üniversitesi’nde Ruhbilimci olan Tim Judge ve meslektaşları, yaşamlarındaki olayları kontrol ettiklerini hissedenlerin (olayların onları kontrol ettiklerinden daha fazla olduğunu düşünenlerin) ve yeteneklerine güvenen insanların neredeyse her önemli iş performansında daha iyi olduklarını ortaya koyan bir araştırmaya imza attı.
 
Araştırmada, bu bireylerin dört maddede şunları yaptıkları aktarılıyor:
 
- Diğer çalışanlardan daha fazla satış yapmak
 
- Daha iyi müşteri hizmeti vermek
 
- Yeni iş tanımlarına daha iyi uyum sağlamak
 
- Kendilerine yıllık ortalama yüzde 50 ila yüzde 150 arasında daha fazla gelir sağlamak
 
CeoTudent’te yer alan habere göre, “güçlü insanlar” olarak tanımlanan bu bireyler, kendilerini bir kötü performans raporunun karşısında ya da ret e-postasına bakarken beyaz bayrak sallamayı reddediyorlar. Çabalarını ikiye katlamayı tercih ediyorlar.
 
Araştırma, “Kendini kontrol etme yetini kaybettiğinde, stresle baş etme yeteneğini de kaybedersin” tezini ortaya koyuyor.
 
Zor ve belirsiz durumlarla karşılaştığınızda kaçınılmaz olarak hissettiğiniz endişeyi yönetmede daha iyi olabileceğiniz belirtilirken sadece, başarılı ve güçlü insanların kaygılarını kontrol etmek için attığı beş adım şöyle sıralanıyor:
 
 
1. Adım: Bekleyin ve Değişime Hazırlanın
 
Güçlü insanlar da bir anda işsiz kaldılar. Onların da çalıştıkları şirketler zor zamanlar geçirdi. Fakat aradaki fark, değişikliklerle başa çıkabildiklerine ve olumlu bir şeyler yapabildiklerine inanmalarıydı.
 
Başka bir deyişle, zihinsel olarak değişime hazırlar ve bunu siz de başarabilirsiniz.
 
Değişimi doğal olarak öngöremiyorsanız, olması muhtemel değişimlerin bir listesini oluşturmak için düzenli olarak bir süre ayırın kendinize. Bu görevin amacı, karşılaşacağınız her değişikliği öngörmek değildir. Aksine, yaklaşmakta olan değişiklikleri belirlemek, bunlara cevap verme yeteneğinizi geliştirmek zihninizi genişletecektir.
 
 
2. Adım: Sınırlamalarınıza Değil Özgürlüklerinize Odaklanın
 
Olumsuz olayların meydana gelmesini engelleme konusunda bazen sınırlı bir yeteneğimiz olduğu doğru olsa da, cevabımızı seçmekte her zaman özgürüz.
 
Birinci adımdaki olası değişiklikler listenizde, eyleme geçebileceğiniz ve her bir değişikliğe yanıt verebileceğiniz tüm olumlu yolları not edin. Kontrol edilemeyen gibi görünen koşullara cevaben ne kadar kontrole sahip olacağınız konusunda kendinizi şaşırtabilirsiniz.
 
 
3. Adım: Komut Dosyanızı Yeniden Yazın
 
Üçüncü adım en zoru olacak çünkü alışkın olduğunuz düşünce biçimini değiştirmeniz gerektiriyor. Zaman geçtikçe, hepimiz kafalarımızda zihinsel senaryolar geliştiririz ve bu senaryolar şartlarımız hakkında ne hissettiğimizi ve bunlara cevap olarak ne yaptığımızı etkiler. Bu senaryolar bize ne söyleneceğini ve farklı durumlarda nasıl hareket edileceğini söyleyecek kadar ileri gider.
 
Güçlü insanlardan olabilmek için bu senaryolar karşısındaki komut dosyanızı yeniden yazmanız gerekiyor.
 
Bunu yapmak için, son zamanlarda geçirdiğiniz zor zamanları hatırlayın. Durumunuzdan en iyi şekilde yararlanmanızı veya daha etkili bir şekilde tepki vermenizi engelleyen şeylerin ne olduğuna inandınız?
 
Bunu bir yere not edin.
 
Şimdi daha etkili ve güçlendirilmiş bir zihinsel senaryo yazın. Bu, şans eseri eski senaryonuzun yerine koymak için kullanacağınız yeni bir kod!
 
Bunları dosyalayın, böylece stresle ya da güçlü kaygınızla karşılaştığınızda onları çıkarabilir ve inceleyebilirsiniz. Senaryolarınızı çıkardığınızda, mevcut düşüncelerinizi şanssız ve güçlü senaryolarınızla karşılaştırın. Bu, kendinize karşı dürüst kalmanızı sağlayacak ve beyninizin iyi bir senaryoda çalışacak şekilde düşünmesini sağlayacak.
 
 
Adım 4: Kendi Kendinize Olumsuz Şekilde Konuşmayı Kesin
 
Stres ve kaygıyı yönetme konusunda büyük bir adım: kendi kendine olumsuz şekilde konuşmayı bırakmak. Olumsuz düşüncelere ne kadar fazla ışık verirseniz, onları o kadar güçlendirmiş oluyorsunuz.
 
Olumsuz düşüncelerimizin çoğu sadece düşüncedir, onlara gerçekmiş muamelesi yapmayın.
 
Kendinizi, iç sesinizin söylediği olumsuz ve karamsar şeylere inanırken bulduğunuzda, onları bırakıp yazmaya başlayın. Kelimenin tam anlamıyla ne yaptığınız şeyi yapmaya son verin ve tam o an ne düşündüğünüzü yazın. Düşüncelerinizin olumsuz momentumunu yavaşlatmak için bir dakikanızı ayırdıktan sonra, doğruluğunu değerlendirmede daha rasyonel ve net olduğunuzu göreceksiniz.
 
“Asla”, “en kötüsü” veya “hiç” gibi kelimeler kullandığınız zaman ifadelerinizin doğru olmadığını göreceksiniz. Kendine güvenip güvenip görmediğini gör. O zaman gerçekler kesinlikle ortaya çıkacaktır.
 
Bir şey her zaman veya asla olmuyor gibi hissettiğinde, bu sadece beyninizin bir olayın algılanan sıklığını veya şiddetini şişiren doğal tehdit eğilimidir. Düşüncelerinizi gerçeklerden ayırarak “düşünceler” olarak tanımlamak ve etiketlemek, olumsuzluk ve endişe döngüsünden kaçmanıza ve olumlu bir yeni görünüme doğru ilerlemenize yardımcı olacaktır.
 
 
Adım 5: Nimetlerinizi Sayın
 
Neye minnettar olduğunuzu düşünmek için zaman ayırmak, sadece yapılacak “doğru” şey değildir; ayrıca stres hormonu kortizolünü yüzde 23 azalttığı için anksiyeteyi azaltır.

#


Ετικέτες: Sağlık, Psikoloji, Stres