FRANGUDAKİ PROGRAMINI ATEŞE!

FRANGUDAKİ PROGRAMINI ATEŞE!

  • FRANGUDAKİ PROGRAMINI ATEŞE!

GÜNDEMİ YORUMLAKEN
 
 
18 Eylül akşamı, Gümülcine’de, sona erdiği ilan edilen Frangudaki Programının 22’inci yılı için Azınlıktan da birçok konuşmacının davet edildiği geniş ve SON bir etkinlik düzenlendi. Bunlar arasında üç azınlık milletvekili de var. Etkinlikten bir gün önce milletvekillerinden ikisi ortak bir açıklama çıkardılar.
 
(Ben bir haftadır Selanik’teyim. Etkinlikten haberim yoktu, milletvekillerinin açıklamasını okuyunca öğrendim, dolayısıyla etkinliği izlemedim. Program sorumluları, her nedense, ben de dahil, Programı öteden beri destekleyen arkadaşlarla çoktandır ilişkiyi kestiler, eskisi gibi ne faaliyetlerini haber veriyorlar, ne de davet ediyorlar. Tavır değişikliğinin “Koca Kapı’yı fethetme operasyonuna” başlamalarına rast gelmesinin tesadüfî olmadığına inanıyorum. Sanki üstlendikleri bir bağımlılığı yerine getiriyorlardı.)
 
İki azınlık PASOK milletvekilinin konuşmacı olarak davet edilip te niye davete icabet etmediklerini ve niye etkinliği BOYKOT ettiklerini izah eden açıklaması hiç SAMİMÎ değil. Bilmem açıklamayı okudunuz mu? Ben Azınlıkça’da yayımlanır yayımlanmaz bu akşam okudum ve kaleme sarıldım. Samimî olmayan noktaları birer birer göstermeye kalkmayacağım. Her şeyin ISMARLAMA ve ŞİKE olduğu Azınlıkta bu samimiyetsizliği görüp tepki gösterecek başka hassas insanlar da çıksın.
 
Ama beni güldüren bir noktaya işaret etmeden geçemeyeceğim. Azınlıkta sanki fikir çatışması varmış, görüş ayrılıkları dile getiriliyormuş ve burjuva demokrasisinin sağladığı özgürlükler kullanılabiliyormuş gibi iki mebus kendilerinin boykot ettikleri etkinliğe Koca Kapı’dan güdümlü azınlık kuruluş ve dernek temsilcilerinin konuşmacı olarak katılacak olmalarını eleştiriyor, hatta onları kınıyorlar.
 
Tek ses çıkmadığına göre demek ki talimat yok, bu görünümün verilmesi hedefleniyor. Azınlıkta fikirler çatışıyor. Azınlık normal bir toplum gibi işliyor. Yaşasın demokrasi ve özgürlük!...
 
Zira aynı kuruluş ve dernekler, geçen ders yılında Frangudaki programının kaldırılması için yürütülen (pek te başarılı olamayan) bir okul kapatma eylemini desteklemişlerdi. Ama şimdi etkinliğe katılarak o programa sahip çıktıklarını ilan etmiyorlar mı? Bu ne döneklik! Mebuslarımız, ne de olmasa, kendilerinden beklendiği gibi, diğerlerine bakışla daha tutarlı ve daha kararlı bir şekilde mücadeleci. Diğerlerini de kendileri gibi olmaya davet ediyorlar.
 
Hepsi OYUN ve tiyatro!
 
Bir talimat varsa, “etkinlik boykot edilecek” diye, bu talimat herkes için geçerli, mebuslar için de, güdümlü derneklerin temsilcileri için de. Ama isimlere baktım, konuşmacı olarak Azınlıktan daha birkaç eğitimci var, programda çalışıyorlarmış ve oradan ödeniyorlar, onlara da talimat veremezsin ki, onlar boykota katılmayacaklardır. Galiba kavga onlar için oluyor, onları da boykota çekmek için.
 
İşin aslı nedir ve olay nasıl tezgahlanmıştır? Tahminimi söylüyorum. Mebuslar, etkinliği boykot ederek –katılmayarak Frangudaki Programını dışarıdan küçümseyip kınayacaklardır, Yunancada şu “ΦΤΥΣΙΜΟ” dediğimiz şey. Nitekim yayımladıkları açıklama şiddetli bir “φτύσιμο” oldu, “diplomatik dilde” daha şiddetlisini düşünemiyorum. Konuşmacı olarak katılan güdümlü dernek temsilcileri de bunu konuşmalarında içeride salonda yapacaklardır, Frangudaki programı aleyhinde konuşarak, programa son verilsin, devlet okullarındaki kitapları istiyoruz falan diyerek. Gerçi böylesi biraz yürek istiyor. Başka bir şeyden değil, inanmadığın bir şeyi talimat üzerine halk önünde söylemek için az utanmazlık yetmez.
 
Onun için, bir ihtimal, konuşmacı olarak geleceğiz dedikleri halde, son anda katılımlarını iptal de edebilirler. Mebuslar da aynısını yapmadılar mı? Derin Devlet nasıl tezgahladıysa işte. Derin Devlet, Frangudaki–Dragona ikilisine bir ders verme fırsatı yakalamış, kullanacaktır.
 
Yazıyı bitirmişken son anda öğrendiğime göre öyle olmuş, mebuslar gibi kadro üyesi öbür konuşmacılar da etkinliği boykot etmişler, gelmemişler. Azınlıktan bir tek basın mensubu da yokmuş, halktan da katılım pek az tabii.
 
Koca Kapı ve Türk Derin Devleti başından beri Frangudaki Programına karşıydı. Yunan Derin Devletinin karşı olduğu gibi. İki Derin Devletin uyuşmasına bayılıyorum. Böyle durumlarda Azınlığa yapamayacakları kötülük yoktur.
 
Peki Koca Kapı niye karşıydı? Azınlık lehine çalışan İYİ BİR PROGRAM olduğu için. Koca Kapı’nın azınlık politikasına ters düşüyordu. Azınlığın denetimini zorlaştıracak dinamiklere sahipti. Daha çok açıklama yapmayayım, UTANIYORUM. Programın finansına son verildi, herhalde uygulamadan kaldırılacak, Koca Kapı da hedefine ulaşacak. “Azınlık benim UHDE’mdedir, siz karışamazsınız. Azınlığın kendisi bile karışamaz, yalnızca biat etmekle yükümlüdür.”
 
Koca Kapı üniversiteler için %0,5’lik kontenjana da şiddetle karşı, aynı nedenlerden. Sabote etmek için elinden geleni yapıyor ve başarılı da oluyor.
 
Frangudaki–Dragona ikilisine “acıyorum”. Ama değmez. 23 senedir Azınlığın nasıl işlediğini hâlâ anlayamamışlar, Derin Devlet ve kadrosunun ipiyle kuyuya inilmeyeceğini.
 
18.9.2019
 

İbram Onsunoğlu


Ετικέτες: Azınlık, Eğitim, Anna Frangudaki, Thalia Dragona, Müslüman Çocukların Eğitimi Programı, İlhan Ahmet, Burhan Baran, Türkiye, Yunanistan, Batı Trakya