MİLLÎ ZARURET

MİLLÎ ZARURET

  • MİLLÎ ZARURET

KAKANIN ŞAKASI
 
DEB, önümüzdeki 7 Temmuz 2019 milletvekili seçimlerine inmeme–katılmama kararını daha vakit varken revize etmeli ve seçimlere katılmalıdır. Bu, gözardı edilemeyecek bir MİLLÎ ZARURET’tir ve yerine getirilmesi gerekir.
 
Zira nasıl olsa seçilecek azınlık mebusu veya mebusları Derin Devletin denetimi altındaki kişilerden olacaktır diye dile getirilen güven duygusu yanıltıcı olabilir ve denetim altında olmayan birileri seçilebilir. Bu millî tehlike iddia edildiği gibi hesap edilemeyecek ölçüde küçük değildir, oldukça büyüktür ve gerçekleşebilir. Bu tehlikeyi bertaraf etmenin tek yolu, DEB’in seçimlere katılarak Azınlıktan kimsenin seçilmemesini sağlamaktır.
 
AP seçimlerinde denetimsiz bir azınlık milletvekilinin seçilme tehlikesi daha mı büyüktü de bu tehlikeyi bertaraf etmek için DEB’i seferber edip seçimlere indirdik ve ona bu misyonunu başarıyla yerine getirmesini sağladık? Gerçi denetimsiz bir AP azınlık milletvekili, denetimsiz bir ulusal parlamento milletvekilinden çok daha tehlikelidir. Ancak, Ana Vatan’ın talimatlarını ayakkabılarının altına yazacak bir azınlıkçı ve özerkçi ulusal milletvekili de az tehlikeli değildir ve böyle birinin seçilmesi kesinlikle engellenmelidir.
 
Bu konuda kamuoyunu ikna etmekte bazı zorluklarla karşılaşılabilir. “Ne hakla Azınlığı milletvekilsiz bırakıyorsunuz” diye bazı haddini bilmez disiplinsiz soydaşlar sorular sorabilir. Böyle durumlarda küçük Azınlığımızın şanlı tarihine başvurarak yanıtları ve çözümleri orada arayabiliriz.
 
Bilindiği gibi, 1993 seçimlerinde bağımsız aday ve listeler için %3’lük eşik getirilince Derin Devlet bağımsız adaylarının seçilme şansı da kalmadı. O seçimlerde şimdi olduğu gibi partilerden denetimli aday da yoktu. Seçilecek olan azınlık adaylarının tümü denetimsiz kişilerdi ve bu tehlikenin ne yapıp yapıp önlenmesi ve böyle kişilerin seçilmemesi gerekiyordu. Ne yapıldı o zaman, hatırlayalım. “Biz milletvekili seçmiyoruz, LİDER seçiyoruz” dedik ve Azınlığı bu şekilde kandırdık.
 
Aynısı şimdi de yapılabilir. Türk Azınlık 7 Temmuz seçimlerinde milletvekili değil, LİDER seçiyoruz. Bunu haykırarak seçimlere katılıp bir kez daha Azınlığı kandırabiliriz. Liderini seç, Türk olduğunu ispat et.
 
Gerçi küçük bir pürüz var. Lider olarak kimi gösterip kimi seçeceğiz? 1993 seçimlerinde bir dünya liderimiz vardı, Erdoğan’dan önce Türklüğün yetiştirdiği ilk dünya lideri, Sadık Ahmet. Şimdi?
 
Bana soracak olursanız LİDER seçilmeye en layık kişi Sadık’ın hanımı Işık’tır. Işık hanım 24 yıldır Yunanistan’da ve özellikle Türkiye’de bazen MHP ve bazen de BBP saflarında zaten lider sıfatıyla Azınlığımızı layıkıyla temsil etmektedir. Kimsenin Işık hanıma itiraz etmeye cesaret edeceğini sanmıyorum.
 
Eyyy DEB ve Derin Devlet! Ne bekliyorsunuz!
 
 

İbram Onsunoğlu


Ετικέτες: Batı Trakya, Azınlık, DEB Partisi, Sadık Ahmet, Işık Sadık Ahmet