ALTIPARMAK MÜMİN HOCA’YA VEDA

ALTIPARMAK MÜMİN HOCA’YA VEDA

  • ALTIPARMAK MÜMİN HOCA’YA VEDA

Altıparmak Mümin Hoca’yı (Hüseyinoğlu), vefatından bir gün sonra 10/4/2019 Çarşamba günü Gümülcine Yenice Mahalle mezarlığında toprağa verdik. O gün bir veda metni kaleme almaya elim ermedi.
 
Altıparmak Mümin’le tanışıklığım 60’lı yıllardan, Celal Bayar Lisesi’nden. Ben ortaokul 1’e girdiğimde, onu lise 1’de buldum. Ama ailevî ilişkiler çok eskiymiş, Yoluçlararası ilişkiler çerçevesinde, benim anam ile onun anası, iki dul, yakın dost idiler. Altıparmak’ın anası “yırtık” bir kadındı, benimkisi de öyle, uyuşmaları o yüzden. Rahmetli anamın en belirgin özelliklerine göre insanlara sıfat takma  huyu vardı, arkadaşına “İsrail kralı” derdi, besbelli yırtıklığına işaret ederek.
 
Celal Bayar’ın ilk mezunlarından Yusuf Avcıoğlu ile akrabalıkları vardı sanırım. Bizim de Avcıoğlu sülalesi ile uzaktan akrabalığımız vardır. Ama Mümin hocayla bu akrabalık konusunu nedense aramızda hiç açmadık. 
 
Altıparmak Celal Bayar’dan 1963 yılında mezun oldu. Sanırım sonra askere gitti. Askerden sonra İstanbul’a okumaya, fen fakültesi biyoloji bölümünde. 1966-67 eğitim yılında onunla İstanbul Üniversitesinde karşılaştık. Mezun olup döndükten sonra yeni açılan İskeçe Azınlık Lisesinde biyoloji öğretmeni olarak çalışmaya başladı. Bu görevi 22 yıl sürdürdüğünü öğreniyorum.
 
Sonra bir gün müfettişlik onu keyfî bir şekilde görevinden azletti. Kendisiyle bu konuyu birkaç kez uzun uzun tartışmıştım. Azil nedenini hiç sormayın. Özetle, hangi gerekçe ileri sürülmüş olursa olsun, Mümin hocanın görevden uzaklaştırılması, Azınlığa ve azınlık eğitimine açılmış savaşta bir hadiseden başka bir şey değildi. Karanlık yıllar. İtiraz etti, ama boşuna. İtirazla geri alınacak bir azil olsa, niye yapsınlar.
 
Böylece erkenden emeklilik yaşamına başladı. Selanik’ten memlekete geldiğimde bazen Çukur Kahve’de, bazen de bir tavernada karşılaşıyorduk. Sonra kalp krizi geçirdiğini öğrendim. Yaşam tarzını değiştirdi, piyasada pek görünmez oldu. Artık Süreyya’nın kahvesine çıkıyor, onu orada görüp selamlaşıyorduk. İki yıl önce, artık ben de emekliydim, kahvede uzunca bir sohbetimiz oldu. Sağlık sorunlarını dinledim, ama durumu gayet iyi görünüyordu.
 
Altıparmak Mümin hocayla son olarak geçen yıl Rıfat Enveroğlu’nun önerip te Emine Tahsin’in gayretleriyle gerçekleşen Celal Bayar mezunları buluşmasında karşılaştık ve sohbet ettik. Okulumuzdaki buluşmaya küçük kızı Güzin ile gelmişti. Büyük kızı Gülden’i tanıyordum, ama küçük kızının varlığından bile haberim yoktu, İskeçe’de bir köyde öğretmen imiş. Ah, memleketten uzun süre uzak kalmanın sonuçları bunlar, olayları yaşamakta ve insanları tanımakta karşılaştığım kopukluklar.
 
Altıparmak Mümin 1942 doğumlu ve 78 yaşındaydı. Azınlığın başı sağ olsun.
 
Mümin hoca, iyi yolculuklar! Gittiğin yerde tanıdıklara selam söyle.
 
13.4.2019
 

İbram Onsunoğlu


Ετικέτες: Mümin Hüseyinoğlu, Vefat, Batı Trakya, Azınlık, İskeçe, Gümülcine