SORGULANMAMIŞ BİR HAYAT YAŞANMAYA DEĞMEZ!

SORGULANMAMIŞ BİR HAYAT YAŞANMAYA DEĞMEZ!

  • SORGULANMAMIŞ BİR HAYAT YAŞANMAYA DEĞMEZ!

Doğruluktan ayrılmayan bir insana uzun vadede gerçek bir zarar verilemez. Bu dünya öylesine belirsizliklerle doludur ki insanı malından mülkünden edebilir, haksız yere hapse attırabilir, ya da kaza, hastalık yüzünden sakat bırakabilir. Fakat bütün bunlar, bir süre sonra bir biçimde sona erecek geçici bir varoluşta kısmet sayılabilecek türden şeylerdir.
 
Ruhunun temiz kalması koşuluyla insanın başına gelen talihsizlikler göreceli ve önemsiz şeylerdir. Kişinin uğrayacağı gerçek felaket ruhunun çürümesidir. Bunun içindir ki adaletsizliğe katlanmak, adaletsizlik yapmaktan çok daha az zarar verir insana. Aslında adaletsizliğin kurbanına değil, adaletsizliği yapana acımak gerekir.
 
“'Sorgulanmamış bir hayat, yaşanmaya değmez” Sokrates’in de dediği gibi. Bilgiyi şüphe ederek öğrenme yönteminin fikir babası haliyle kendisi şüpheci birisidir. Sokakta insanlara sorular sorarak onlara düşüncelerini sorgulatmaya çalışmaktadır. Sokrates aslında karşısındakine bir şey öğretmekten ziyade karşısındakine sorular sorarak onu şüpheye düşürürdü. Ama bu insanların hiç hoşuna gitmeyen bir davranıştır.
 
Toplumun alışık olmadığı şeyler -toplum yararına da olsa- hoş görülmez ve dışlanır. Ama tarih güçlüleri değil iyileri yazar. Sokrates’i idam ettiren Melitos ve Anytos’tu ama tarih Sokrates’i yazdı.
 
 

Zafer Memet


Ετικέτες: Batı Trakya, Sokrates, Felsefe, Toplum