Hitler kafası

Hitler kafası

  • Hitler kafası

► Arkadaş mesaj atmış, aynen paylaşıyorum:
 
“Az önce Almanya’ya işçi götüren şirketlerden birinin temsilcisi köydeydi. Bir gemide kum püskürterek temizleme (ammovoli) işi için eleman lazımmış. Köyde insanlara bu işin sağlıksız olduğu, sonunda ölen-kalan olursa şirketin sorumluluk almadığı ve sorumluluğun kendilerine ait olduğuna dair kağıt imzalatıyorlar. Ve işin ilginç yanı, sonu ölüme bile gidebilecek bu iş için insanlar kuyruğa girmiş durumda. Şirket temsilcisinin iddia ettiğine göre 300’ü aşkın kişi başvurmuş.”
 
Ve soruyor:
 
“Halk bu durumdayken bizim milletvekillerimizin, önde gelenlerimizin, belediye ve eyalet yöneticilerimizin ve onların çocuklarının İnstagram’da, Facebook’ta, Twitter’da tatillerden, rakı masalarından, lüks otel salonlarından, doğum günü partilerinden fotoğraflar paylaşması ve ne kadar güzel vakit geçirdiklerini halka göstermeleri nasıl yorumlanmalı?”
 
 
► Yüksek Okumuşlar Derneği Genel Kurulundaki fiyaskodan sonra, 29 Ocak Şenlikleri için iyi çalışılmış, herkese mesaj atılmış ve gelmeyenin cezalandırılacağı bildirilmiş. Ve neticede salonun hiç olmazsa yarısından fazlası doldu.
 
Ama yine de bakıldığında Yunan Milli İstihbaratı KİP’e çalıştığı gazete manşetlerinde yayınlanmış olan ve kendisi bunu hiçbir zaman yalanlamamış olan zatın (Kod Adı: İperidis) ne büyük Türk milliyetçisi ve Batı Trakya sevdalısı olduğunu... Yine aynı şekilde polis sorguya çekince “Vallahi de billahi de ben müftü falan değilim, sadece vaizim, benim müftü olduğumu Sadık söylüyor, ben hiç söylemem” diye ağlanmaya başlayan S. “Müftü”müzün kahramanlık ve direniş öykülerini dinlemek için çok az kişi.
 
Demek ki gözünün içine baka baka yalan söyleyen kerestelerle bi tek ben eğleniyorum, halkımız pek te itibar etmiyor.
 
 
► Yerli Akit’in başyazarı, yazısına Hitler kafası: Beğenmiyorsan defol git! başlığını atınca bi an heyecanlandım “Acaba Reis’i mi yazdı, Halit abisini mi yoksa kendisini mi?” diye...
 
Ama o da ne! Bizimki başımıza “antifaşist” kesilmiş ve isimlerini vermediği (muhtemelen gerçekte var olmayan) “Hitler kafalı, Yunan ruhlu” kişilerce sosyal medyada ölümle tehdit edildiğini falan yazıyor.
 
Polisiye roman severim de, burada yazar bir kurgu hatası yapmış: Bilmediği Yunanca ile tüm o söylediklerini onlara nasıl anlatmış! Buna açıklık getirmiyor...
 
Bir de yazının sonunda “Vatanımızı severiz ama anavatanımızı da unutmayız” demiş. “Ayşe’yi seviyorum ama Fatma’dan hoşlanıyorum” mantığındaki bıyıkları yeni terlemiş ergenler gibi.
 
Galiba Mustafa Çolak haklı. İskeçe Balkanında biten her otu şifalı ot diye kaynatıp içmekten kaçınmakta yarar var.
 
 
► Aynı gazetedeki 50’sinden sonra Müslümanlığa merak salmış olan diğer arkadaşın sıkıntısı ise başka. “Çocuklarımızın ecnebilerle evlenmesi” meselesine takmış kafayı ve din elden gidiyor, iman elden gidiyor, Türklük elden gidiyor diye felaket tellallığı yapıyor.
 
Bu azınlıkta muhabbet tellallarıyla felaket tellallarını çok sevdiğimizden ve başımıza taç yaptığımızdan olsa gerek, bu arkadaşımızı da Başkan yaptığımızdan beri epey bi kasıldığını gözlemliyorum. Ve kasıldıkça acayip zırvalar atıyor ortaya.
 
Bu sorununu gidermesi için kendisine bir tavsiyede bulunmak isterim. Arada bir Bulgaristan’a geçip kendisine “av köpeği” baksın, gayet iyi geliyor. Aynı kasılma sorunu bizim kayınpederde de vardı, Makaza sınır kapısı açıldı açılalı hiçbir sıkıntısı kalmadı...
 
 
► Ana muhalefet lideri Kiriakos Mitsotakis her doğan çocuğa 2 bin euro verecekmiş. Bir sonraki sloganı Rabia işareti eşliğinde “En az 4 çocuk yapın” olacak bu gidişle...
 
 
► Çipras Türkiye ziyaretinde azınlık milletvekillerinden yalnızca Mustafa Mustafa’yı götürecekmiş...
 
Başbakan’ın Mustafa Mustafa’ya olan bu kinini gerçekten anlamıyorum. Yılların solcusuna önce 3. memorandum paketine oy verdirtti, şimdi de yoldaşlarını hapislerde çürüten Erdoğan’ın elini sıktıracak.
 
Çipras’ın Mustafa’ya yaptığını insan düşmanına yapmaz!
 
 

B.


Ετικέτες: Mizah, Batı Trakya, Mustafa Mustafa, 29 Ocaklar