AZINLIK BATI TRAKYA’DA KENDİ İRADESİYLE Mİ YOKSA ZORLA MI BIRAKILDI?

AZINLIK BATI TRAKYA’DA KENDİ İRADESİYLE Mİ YOKSA ZORLA MI BIRAKILDI?

  • AZINLIK BATI TRAKYA’DA KENDİ İRADESİYLE Mİ YOKSA ZORLA MI BIRAKILDI?

GÜNDEMİ YORUMLARKEN
 
29 Ocakların yıldönümü münasebetiyle sosyal medyadan eski yeni paylaşımları izliyorum. Bunlardan birinde (ASAM–Ferruh Özkan) Dayanışma Derneği eski başkanı Taner Mustafaoğlu konuşuyor. Konuşmasının bir yerinde “Azınlık orada kendi iradesiyle bırakılmadı” diyor. Bu ifadenin aynısını veya benzerini daha önce başkalarından da duyduğum var. Hep kulağımı tırmalamıştır. Bu kez üzerinde biraz durayım diyorum.
 
Hatalı bir ifade. BT Müslüman Türk Azınlığının mübadeleden istisna edilmesi kendi iradesi değildi derken sanki “ben de mübadele edilmek istiyorum” diye Azınlıktan bir irade beyanı varmış gibi konuşuluyor. Var idiyse, nasıl ifade edilmiştir bu? Biz de Türkiye’ye gitmek istiyoruz diye bir hareket mi oluşmuştur, dilekçeler mi sunulmuştur, istisna protesto konusu mu olmuştur, yürüyüşler mi yapılmıştır? Bir insanın ve bir toplumun doğup büyüdüğü topraklarda yaşamını devam ettirmek istemesi kadar olağan bir şey olabilir mi, orada yaşam ve güvenlik koşulları sağlandıktan sonra? Lozan bunları sağlıyordu. Mübadeleye dahil edilmiş olsaydı o zaman kendi iradesi hilafına hareket edilmiş olurdu. Onun için kararlaştırılan mübadeleye “mecburî” denmiştir, yani toplumların iradesi hilafına gerçekleştirilen, zorla, istesen de istemesen de. Vatanında bırakılmak, Azınlığın iradesi dışında sayılamaz, onu böyle tarif etmek yanlıştır, nasıl desem, eşyanın tabiatına aykırıdır.
 
Tarihte kesin kayıtları bulunmamasına rağmen, İkinci Dünya Savaşında Batı Trakya’daki Alman ve Bulgar işgali döneminde ve onu takip eden içsavaş yıllarında 40 bin Batıtrakyalı Türkiye’ye kaçmış ve sular durulduktan sonra bunların neredeyse tümü geri dönmüştür. (Bu sayıyı diktatör İoannidis 1975 yılında yargılandığı mahkeme önünde söylemiştir.)
 
Türkiye ile Yunanistan arasında Lozan’da kararlaştırılan “ahalinin mecburî mübadelesi”, halkları birer patates çuvalı gibi bir yerden bir yere taşımak, büyük bir insan hakları ihlali ve cinayet idi. İki ulus devlet, mübadeleyi, biri Türk kökenliler, öbürü Hellen kökenliler ile topraklarındaki nufusu ulusal bakımdan homojenleştirme fırsatı olarak değerlendirmişlerdir. Özellikle Yunanistan, mübadeleden Osmanlıdan yeni kazandığı Makedonya ve Trakya’yı Türkiyeli Rumlarla doldurmakta yararlanmıştır.
 
 

İbram Onsunoğlu


Ετικέτες: Batı Trakya, Azınlık, Lozan Anlaşması, Mübadele