Soruyoruz: O “fake” hesapla İlhan Ahmet’in ne ilişkisi var? Niye susuyor?

Soruyoruz: O “fake” hesapla İlhan Ahmet’in ne ilişkisi var? Niye susuyor?

  • Soruyoruz: O “fake” hesapla İlhan Ahmet’in ne ilişkisi var? Niye susuyor?

Geçtiğimiz aylarda,  facebook’ta dolaşan “fake” hesaplara bir yenisi eklendi: Enver Kalaycı...
 
Fakat bu, alışılagelmiş “troll” hesaplardan biraz farklı:
 
Kapalı toplantılarda yapılmış ve gizlice (bir istihbarat ajanı yöntemiyle) kayıt altına alınmış olan konuşmaları yayınlıyor; insanların “özeline” giriyor, hakaretler savuruyor, iftiralar atıyor falan...
 
Bu hesabın arkasındaki karanlık kişi veya kişilerin hedef tahtasında ise, ta başından beri, Meriç’teki (Evros) Seyyid Ali Sultan Dergâhı ve onun ekseninde örgütlü olan Alevi-Bektaşi topluluğu var. Dergâh ekseninde örgütlenen canlara isimler takmada, hakarette, iğrençlikte sınır tanımıyor...
 
Fakat bundan 1 ay önce, ilginç bir şey oldu:
 
Bu “Enver Kalaycı”, Dergâh’ın ekseninde örgütlenmiş canların yılmaz savunucusu Kâmil Sıcakemin’e “saldırmak” için, Rodop KİNAL Milletvekili İlhan Ahmet’in Kâmil Sıcakemin’e açtığı dava kapsamında mahkemeye sunulmuş belgelerden birini yayınladı. Yasaya göre bu bir suç.
 
(Belgenin içeriği tartışmaya açılmayacak kadar saçma olduğu için üzerinde durmuyoruz!)
 
Ve ortaya şöyle bir soru(n) çıktı:
 
Bu belgeye, sadece davalı ve davacı taraf ulaşabiliyor. Sen, ben, o, beriki, bir başkası ulaşamıyor.
 
Dolayısıyla, bu belge ya Kâmil Sıcakemin’den çıkmış olmalı, ya da İlhan Ahmet’ten...
 
Kâmil Sıcakemin belgeyi “Enver Kalaycı”ya verip, sosyal medyada kendisine sövdürtecek ve iftira ettirecek değil. Nitekim Kâmil o belgenin kendisi tarafından servis edilmediğini daha ilk andan duyurup -bildiğimiz kadarıyla- gerekli hukukî işlemleri de başlattı.
 
Geriye tek (değilse bile en yakın) kuşkulu, davacı taraf kalıyor; yani: İlhan Ahmet! Kendisindan başka kuşkulu varsa, biz bilmiyoruz, İlhan kalksın söylesin, biz de öğrenelim, yargı da öğrensin.
 
Ve olayın üzerinden 1 ay geçmiş olmasına rağmen, konuyla ilgili, o çok konuşan İlhan Ahmet’in ağzını bıçak açmıyor:
 
Ne bir yalanlama, ne bir ret, ne bir basın bildirisi!
 
“Enver Kalaycı” denilen provokatör, metinlerinde Kâmil’e karşı İlhan’ın tezlerini savunuyor, onu tutuyor. Ancak o belgeyi yayımlarken de ilk kuşkulu olarak İlhan’ı töhmet altında bırakacağını elbette biliyordu. İlhan da töhmet altında bırakıldığını görüyor, ama mık! Bir aydır bir açıklama, bir yalanlama bekliyoruz, ama mık.
 
Hal böyle olunca, İlhan Ahmet, “Enver Kalaycı”nın kendisini suçlamasını kabul etmiş gibi görünüyor. Ne diyor dolaylı yoldan Enver Kalaycı? “Bu belgeyi bana İlhan sızdırdı.” 
 
Ve dolayısıyla, bir aydır İlhan’dan beklediğimiz açıklama çıkmayınca, bizler de şimdi şu aşağıdaki soruları sormakta kendimizi haklı buluyoruz:
 
1/ İlhan Ahmet, bu gizli belgeyi “Enver Kalaycı”ya – onun dolaylı bir şekilde itiraf ettiği gibi – kendisinin “sızdırdığı” iddiası hakkında ne diyor? İddiayı kabul ediyor mu, etmiyor mu?*
 
2/ Kabul etmiyorsa niçin susuyor ve hiçbir açıklamada bulunmuyor? Yok, ediyorsa, bunu niye yaptığının bir açıklaması var mı?
 
3/ Yine bu belgenin kendisi tarafından “sızdırıldığını” kabul ediyorsa, “Enver Kalaycı” profilinin arkasına gizlenen karanlık şahsiyet(ler)le ne gibi bir ilişkisi var? Yok, etmiyorsa, o zaman burada onun aleyhinde dolaylı yoldan da olsa bir iftira söz konusu, iftirayla ilgili herhangi bir hukukî girişimde bulundu mu? Niye böyle bir iftiranın serbestçe dolaşmasına müsaade ediyor?
 
Azınlık kamuoyu, dut yemiş bülbül gibi susan mebustan bu konuya aydınlık getirmesini bekliyor.
 
Özellikle de kendisine yapılan en ufacık siyasî eleştiride “hakaret/iftira” görüp mahkemelere koşarak yüklü tazminat davaları açan bir siyasetçinin, böyle kirli bir olaya adının karışması karşısında susmasına bir anlam veremediğimizi söylemek zorundayız. Fırsattan istifade mebusa “sükut ikrardan gelir” vecizesini de hatırlatmak isteriz.
 
Kamuoyuyla birlikte merakla ve sabırsızlıkla açıklama bekliyoruz!
 
 

* “Ben Enver Kalaycı denilen şahsa o belgeyi vermedim” gibi bir demeç tabii bizi tatmin etmeyecektir. Çünkü zaten bu isimde bir kimse yok, isim yalancı. Kime verdiğini açıklasın, verdiyse, o kişi işte yalancı profilin arkasındaki isim, Enver Kalaycı olabilir. Böylece, Kâmil Sıcakemin’in açtığı davadan sonra Enver Kalaycı’nın kim olduğunu araştıran yargı merciine de faydalı olmuş olur yargı adamı mebusumuz. Elektronik Suçları Kovuşturma Merkezi Enver Kalaycı’nın kim olduğunu araştırmaya başlayacak ve bu korkak provokatörün kimliği ergeç ifşa edilecek. Kimliği ortaya çıktıktan sonra biz de o şahsın İlhan’la bir ilişkisi olup olmadığını göreceğiz.


Ετικέτες: Batı Trakya, İlhan Ahmet, Seyyid Ali Sultan Dergâhı, Aleviler, Kâmil Sıcakemin, Rodop, Gümülcine, Evros, Meriç