Fıkra gibi

Fıkra gibi

  • Fıkra gibi

İlk kez Neoklis Saris’ten işitmiştim. İstanbul’da doğup büyüme ve tahsil görme bir Rum, Yunanistan’a göç ettikten sonra Panteios Üniversitesi’nde sosyoloji profesörü olmuştu. Türk tarihini ve Türkleri iyi biliyor ve sık sık çıktığı televizyon programlarında bu bildiklerini anlatmaktan da zevk alıyordu. Şunu demişti:
 
- Batı anlayışında Devlet, vatandaşa hizmet etmek için vardır. Türkiye’deki anlayışa göre vatandaş, Devlete hizmet etmek için vardır.
 
Benim yorumum: Bu anlayış, Türkiye’de Demokrasinin yerleşmesi ve gelişmesinin önündeki en büyük engellerden biridir.
 
Sonra, gizli ve yasadışı devlet yapılanmalarından en kirlilerinin ve en derinlerinin oluşması için kapıyı açan el olarak iş görmektedir.
 
Size anlatacağım olay fıkra gibi, ama fıkra değil.
 
Bir Türk üniversitesinde Yeni Yunan Edebiyatı dersinde konu Yunanlı yazar Kazancakis’tir. Onun romanları ve diğer yapıtları, fikirleri, Hıristiyanlık hakkındaki görüşleri, Kilise ile çatışmaları, aforoz edilmesine kadar götüren çatışmaları… Derken tartışma Hıristiyanlık dinine kadar uzar.
 
Dersi anlatan hoca sınıftaki öğrencilere şöyle bir soru yöneltir:
 
- Hıristiyanlık inancına göre Hz. İsa gökyüzünden yeryüzüne niye inmiştir?
 
Beklenmeyen bu soru karşısında sınıfta sessizlik. Az sonra bir öğrenci parmak kaldırır ve soruyu yanıtlar:
 
- Devleti kurtarmak için efendim.
 
Birileri, hepimizi güldüren bu safdilce yanıtı “Türk terbiyesi almış bir gençten vatansever duygularından kaynaklanan, bir vatansevere yakışan yanıt” olarak niteleyebilir. Oysa Türkiye’de öteden beri örülen FAŞİZM duvarının ilk yapıtaşlarından biridir.
 
2.5.2020
 

İbram Onsunoğlu


Ετικέτες: Türkiye, Hz. İsa, Faşizm, Milliyetçilik